“Kendi kendine ettiğin âdem, Bir yere gelse edemez âlem.” Adlî (Sultan II. Bayezid) İlahiyat Fakültesindeki öğrencilerimle sohbet ederken zaman zaman şu nasihati yaparım: “Tebessüm etmesiniRead More
Kategori: Hitabet ve Beden Dili
Ben bir Yavuz Sultan hayranıyım. Söyle ey koca sultan, kısa zamanda bu kadar işleri nasıl başardın? İltifat, hitabın yönünü değiştirme, sözü gaybtan muhataba, muhataptan gaybaRead More
“Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı? Felekler yandı âhımdan, muradım şem’i yanmaz mı?” 1 Fuzuli İstifham, soru sormak demektir. Soru sormak bir şey hakkındaRead More
“Büyüksün ilahi, büyüksün büyük. Büyüklük yanında kalır pek küçük.” Ali Haydar Bey Tekrir, sözü kuvvetlendirmek ve ifadeye şiddet vermek için yapılan tekrardır. Lüzumsuz tekrar sıkıcıRead More
“Gökyüzünde İsa ile. Tur dağında Musa ile. Elimdeki asa ile. Çağırayım Mevlam seni.” 1 Yunus Emre Telmih, söz arasında meşhur bir olaya, bir kıssaya, birRead More
“Benim adım dertli dolap. Suyum akar yalap yalap. Böyle emreylemiş Çalap. Derdim vardır inilerim.” 1 Yunus Emre Teşhis, insan dışındaki varlıklara şahsiyet verip onları insanRead More
Âyînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” 1 Ziya Paşa İrsal-i mesel, bir fikri anlatırken bir vecize, bir darb-ı meselle o fikriRead More
İktibas; genel anlamda kelam-ı kibar türünden seçkin ifadeleri alıp nakletmek, özellikle de ayetten, hadisten alınan bir parça ile sözü tezyin ve manayı teyit etmektir. SözlerinRead More
“Senden, bilirim yok bana bir fâide ey gül. Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül.” Nevres-i Kadîm Tevriye, iki manalı bir sözün uzak manasını kastetmektir. KonununRead More
Şu gördüğüm şimşek parıltısı mı, yoksa Sultanımın bakışı mı? Tecahül-i arif, bilen bir kimsenin bilmez gibi davranmasıdır. Şeyh Gâlib’in, “Gel arif ol ki marifet olsunRead More
