“Bir ‘of’ çeksem, karşıki dağlar yıkılır.” Mübalağa, abartılı anlatım demektir. Bir şeyi olduğundan büyük veya olduğundan küçük göstermektir. Eskilerin deyimiyle, “habbeyi kubbe, kubbeyi habbe yapmaRead More
Kategori: Hitabet ve Beden Dili
“Nedir bu savaş, insanlarda barışa azim yok mu? Kan dökücü mızrağı atıp, zeytin dalı tutmak yok mu?” Leff ü neşir, iki veya daha fazla kelimeyiRead More
Gül gülse daim, ağlasa bülbül acep değil. Zira kimine ağla demişler, kimine gül. Bâkî Tenasüp, aralarında mana bakımından münasebet bulunan iki veya daha fazla kelimeyiRead More
İlahi, kabul senden, ret senden; Şifa senden, dert senden. İlahi, iman verdin, daim eyle; İhsan verdin, kaim eyle. Seci’, nesir içindeki kafiyedir. Lügatte, kuşların nağmeleriniRead More
“Bülbül eder güle naz. Ağlayan çok gülen az.” Cinas, yazılışları aynı, anlamları farklı sözcüklerin bir arada kullanılmasıdır. Kelimelerin bu şekilde kullanımı, muhatabın zihnini harekete geçirir ve onuRead More
“Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi. Müşkil budur ki, ölmeden evvel ölür kişi.” 1 Yahya Kemal Beyatlı İştikak, aynı kökten gelmiş kelimeleri bir cümlede kullanmaktır.Read More
Tehekküm, görünüşte ciddi, gerçekte alaydan ibaret olan eğlenmektir. Ta’rizin acı ve ağır kısmıdır, bir çeşit ironidir. Tehekkümde, kullanılan ifadenin anlamca zıttı kastedilir. Mesela “Maşallah, varisleriniRead More
Adam, gerçekten ustaymış! Onun eli değdikten sonra, bizim makine artık hiç çalışmaz oldu. Ta’riz, sözü doğrudan değil de dolaylı olarak dokundurmaktır. Aldığı kitapları okumayan biriRead More
Adam sevinçten uçuyordu. İstiare, kısaltılmış bir teşbihtir. Mesela, cesur insana “aslan”, kurnaz kişiye “tilki” denilmesi bir istiaredir. Aslandan cesurluk, tilkiden kurnazlık ödünç olarak alınıp insandaRead More
