Âyînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz.
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” 1
Ziya Paşa
İrsal-i mesel, bir fikri anlatırken bir vecize, bir darb-ı meselle o fikri teyit etmektir. Mesela,
– nimete mazhar nice insanın bu nimetlerin farkına varmadıklarını ifade ederken, “Ol mahiler ki derya içredür, deryayı bilmezler”2 demek;
-yapılan iyiliğin asla unutulmayacağını söylerken, “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” atasözünü hatırlatmak;
-hocalara hürmetten bahsederken, Hz. Aliye ait olan “Bana bir harf öğretenin kölesi olurum” vecizesini söylemek, irsal-i mesele birer örnektir.
Namık Kemal’in şu ifadeleri, güzel birer irsal-i meseldir:
“Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma.
Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr u kıymetten.
Muîn-i zâlimîn dünyada erbab-ı denâettir
Köpektir zevk alan sayyâd-ı bîinsafa hizmetten.”3
Yani, şanlı milletimiz şu an zor durumlarda olsa bile, yere düşmüş bir cevher gibidir. Cevher yerde iken yine kıymetlidir. Zalimlerin şu dünyada yardımcıları, alçak insanlardır. İnsafsız avcıya hizmet etmekten zevk alan, ancak köpektir.
Abdülhak Molla, bir şiirinde şöyle der:
“Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz ü felâh.
Hâzır ol cenge, eğer ister isen sulh u salâh.”
Yani, devletlerin huzur içinde hayatını devam ettirmesi şu esasa riayet ile gerçekleşir: “Eğer barış istiyorsan savaşa hazır ol!”
Ziya Paşa’nın bentleri de birer irsal-i mesel niteliğindedir. Mesela,
“İdrak-i mealî bu küçük akla gerekmez.
Zira bu terazi o kadar sıkleti çekmez.”4
Yani, akıl terazisi her meseleyi tartamaz. Bazı meseleler aklın idrak boyutunu aşar.
“Bed asla necabet mi verir üniforma?
Zerdüz palan vursan eşek yine eşektir.”5
Yani, asaleti olmayan insanlara üniforma bir şeref kazandırmaz. Eşeğin semeri altından bile olsa, o yine eşektir.
Son olarak Selâhaddin Şimşek’in her biri birer vecize olan cümlelerinden bazılarına bakalım:
“Engel olunmayan kötülük engel olunamaz olur! Ejderhalar doğduklarında yavruydular!”6
“Düşmanın açık bıraktığı kapılar onun istediği yere çıkar. Örümcekler kendi ağlarına takılmazlar.”
“Yanlış yazılacak seneleri silmeye ihtiyarlığın silgisi yetmez. Hayat, ancak dosdoğru yaşamaya yetecek kadardır.”7
“Sonuçlar birikimlerin çocuğudur… Boş bardağı hiçbir damla taşıramaz!”8
1 Ziya Paşa, Terci-i Bend ve Terkib-i Bend, s. 101
2 Kabaklı, Türk Edebiyatı, I, 190
3 Tanpınar, Namık Kemal Antolojisi, s. 31
4 Ziya Paşa, age. s. 98
5 Ziya Paşa, age. s. 116
6 Şimşek, Özdeyişler, s. 26.
7 Şimşek, age., s. 21.
8 Şimşek, age., s. 14.
