Kur’ana karşı başlıca görevlerimizi şu şekilde ifade edebiliriz: 1-Onu düzgün bir şekilde okumak. Kur’an alfabesinde Türkçede olmayan sesler de olduğundan, onu düzgün bir şekilde okumak,Read More
Kategori: Kur’an’ı Anlamak
Kur’an-ı Kerim, bütün insanlığa son evrensel mesajdır. Âlemlerin Rabbi, bu kelamıyla insanlara hitap etmiş, âlemin sırlarını, dünya ve ahiretin durumlarını, haram ve helalleri anlatmıştır. ÜlkemizdeRead More
Her bir Kur’an âyeti, pek çok cevherleri içinde bulunduran bir mücevherat sandığı gibidir. Kur’an’ın ilk bakışta basit zannedilen cümlelerinin ve kelimelerinin içinde, görebilenler için muazzamRead More
Her mü’min, her gün defalarca Fatiha sûresini okur. Bu sûreyle, hem Cenab-ı Hakk’a hamdini takdim eder, hem de “Allahım, bizi sırat-ı müstakime sevket. Kendilerine nimetRead More
Olayın şahidi yaşlı bir zâttan dinlemiştim. O, şöyle anlatıyor: “Çocukluk günlerimizdi. Mahallenin çocukları olarak Kur’an dersi için hocaya giderdik. Arkadaşlarımızdan Ali, nedense derste çok zorlanırdı.Read More
Kur’an’ın tamamı birbiriyle bütünlük arzeder. İnsanın her bir azası, olması gereken yerde bulunduğu gibi, Kur’an’ın bütün sûreleri de bulunmaları gereken yerlerdedir. Meselâ, insan için başRead More
Emre, dini konulara ilgi duyan bir çocuktu. Bir gün büyüklerini dinlerken “her şey Kur’anda vardır” dediklerini duydu. Kendi kendine “acaba bu nasıl olur?” diye düşündü.Read More
Kur’an-ı Kerim bir ilimler hazinesidir. Ya doğrudan veya işarî olarak nice ilmî gerçeklere temas eder. Gerçi o, bir Fizik veya bir Coğrafya kitabı değildir, fakatRead More
Hz. Peygamber, Kur’an’ın ilk şarihidir. Kur’an’da mücmel veya mübhem olarak geçen nice meseleye, O vuzuh kazandırmıştır. Mesela, Cenab-ı Hak, “namazı kılın, zekâtı verin!” buyurmuş,1 fakatRead More
Kur’an’ın ilk müfessiri, yine kendisidir. Çünkü Kur’an’ın tamamı tek bir kelam hükmünde olup, bir kısmı bir kısmını tefsir eder. Bir yerde mücmel olarak bildirilen birRead More
