Kur’ana Karşı Görevlerimiz

Kur’ana karşı başlıca görevlerimizi şu şekilde ifade edebiliriz:

1-Onu düzgün bir şekilde okumak.

Kur’an alfabesinde Türkçede olmayan sesler de olduğundan, onu düzgün bir şekilde okumak, iyi bilen birinden ders almak şeklinde olur. Ayrıca pek çok Kur’an hafızının hatim setleri vardır, buralardan takip etmek okumayı hayli ilerletir ve güzelleştirir. “Hatim” yazıp You Tube’da bunlara ücretsiz bir şekilde ulaşmak da mümkündür.

2-Manasını anlamaya çalışmak.

Sadece hatim takibiyle Kur’an anlaşılmaz. Onu anlamak için çeşitli meâl ve tefsirlerden yararlanmak, onu anlatan zatların sohbetlerine katılmak gerekir. 2006-2010 yılları arasında Dost TV de “Rahmanın Âyetleri” adıyla bir tefsir proğramı yapmıştım. Bu proğramda, Kur’an-ı Kerim, baştaki Fatiha suresinden en sondaki Nas suresine kadar anlatıldı. Her biri yirmi dakika süren yaklaşık 750 bölümden meydana gelen bu çalışmamız, şimdi internette www.tefsir.tv adresinde bir bütün olarak bulunmaktadır. Her gün bir bölüm izlemek ve ilgili kısmın başka tefsirlerden de açıklamasını okumak suretiyle, iki yıllık bir zaman diliminde Kur’anı anlamada çok iyi bir seviyeyi elde etmek mümkündür.

3-Kur’anı hayatımızda uygulamak.

Kur’an, bir teori kitabı değil, bir uygulama kitabıdır. Zaten bilgiden asıl maksat, onu uygulamak olmalıdır.

4-Başkalarının da bu ilahî kelamdan istifade etmelerine yardımcı olmak.

“Komşusu aç iken tok yatmak”, hakiki bir mü’mine yakışmayan bir durumdur. Etrafımızdaki insanlar “manen aç” ve Kur’an da “semavi bir sofra” olarak herkesi doyurabilecek esaslarla dopdolu iken, onların doyması için ciddi bir gayret içinde olmak gerekir. Peygamber efendimiz Hz. Ali’ye şöyle der:

“Vallahi, bir kişinin seninle hidayete ermesi, senin için sahralar dolusu kırmızı develere sahip olmaktan daha hayırlıdır.”1

1 Müslim, Fadâil’is-Sahabe, 34

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir