Karz-ı Hasen

Allah, kulunun minneti altında kalmaz.
iz Allah için verirseniz O da size verir.

Hz. Peygamber şöyle buyurur:

Veren el, alan elden daha hayırlıdır.”1

Vermenin pek çok çeşitleri vardır. Bunlardan biri de karz-ı hasendir. Karz-ı hasen, genel anlamda Allah yolunda yapılan infakı ifade etmekle beraber, daha çok “ödünç para vermek” anlamında kullanılır. Pek çok ayette bu güzel ibadetten bahisler vardır.2

Karz-ı hasen, faizin alternatifidir. Faizde, “sen çalış ben yiyeyim” felsefesi vardır. Karz-ı hasende ise, “sen de kazan” anlayışı hâkimdir. Faiz, insanları bencil, egoist yapar. Karz-ı hasen ise, onları bencillikten kurtarır, menfaat duygusu yerine fazilet hisleriyle donatır. Karz-ı hasenin hâkim olduğu toplumlarda “eneler nahnü’ye dönüşür.” Yani, “ben” demezler, “biz” derler.

İslâmî değerlerin hayli erozyona maruz kaldığı toplumumuzda, paramızın değer kaybetmesinin de neticesi olarak bu güzel ibadet âdeta unutulmuş gibidir. Fakat altın veya değerini koruyan bir para esas alınarak karz-ı hasenin yeniden canlandırılması mümkündür.

Müdayene ayetinde belirtildiği gibi, borçlanmalarda iki şahitle bunun yazılması esastır.3 Borç alan kişi, vadesi geldiğinde borcu ödemeli, karşı tarafın iyi niyetini suiistimal etmemelidir.

1 Buhârî, Zekât 18, Nefekât 2; Müslim, Zekât 94-97

2 Müzzemmil, 20. Ayrıca bkz. Bakara, 245; Mâide, 12; Hadîd, 11; Teğâbun, 17

3 Bkz. Bakara, 282

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir