Din Eğitimi

İlk insan Hz. Âdem’dir ve Hz. Âdem bir peygamberdir. Dinin tarihi, insanlık tarihiyle başlar. “Allah nezdinde din, İslâmdır.”1 Allah’ın gönderdiği bütün dinler, İs­lâmdır. Bunlarda inanç sistemi aynıdır. Ancak mev­simlere göre elbise ve gıdaların değişmesi gibi, füruatta (dinin muamelata bakan ayrıntılarında) bazı farklılıklar söz konusudur.

Peygamberler, hak dinin tebliğcileridir. Aynı görev, şimdi âlimlerin omuzundadır. Her Müslüman, en azın­dan temel İslâmî bilgileri öğrenmek zorundadır. İs­lâmda “din adamı” yoktur, her Müslüman, dinin ada­mıdır.

Din, mukaddes değerler manzumesidir. Her insanın, dinden elde edeceği çok şeyler vardır. Meselâ, dinin esasını teşkil eden inanç sistemi, bizi metafizik âleme muhatap eder. İbâdetler, Allah’a karşı görevlerimizi bildirir. Haram-helâl, hayatımıza istikrar kazandırır. İslâmî şeâir (alâmetler), örfümüzü meydana getirir. İs­lâmî kılık-kıyafet, minareler, oruç, hac hepsi şeâir­dendir. Şeâire hürmet, kalpteki takvanın alâmeti­dir.2

Dinî eğitimin yapılması, vicdanlara müdahale an­lamına gelmez. Kişi dinin esaslarını bildikten sonra, dindar olup olmamakta hürdür. Zira “dinde zorlama yoktur.”3 Fakat “ben Müslümanım” diyenler için, dinî birtakım müeyyidelerin olması, kaçınılmazdır. Meselâ, dışardaki biri, “neden okulun derslerine gelmiyorsun?” diye hesaba çekilemez. Ama talebe olanlar derslere gelmezse, hesap vermek zorundadır.

Din, ferdin özel dünyasını aydınlatır. Toplumu, bir “fazilet toplumu” haline getirir. Meselâ, vergi dairele­rinde şöyle bir yazıya rastlarız: “Vergilendirilmiş ka­zanç, kutsaldır.” Buradaki “kutsal”, ancak din namına olabilir. Yoksa kanunlar böyle bir kutsallığı sağlaya­maz. Din ise, ferdi öyle fazilet duygularıyla besler ki, o kişiyi yeri geldiğinde bütün malını mülkünü feda edebi­lir bir hale getirir. “Her şey dinime feda olsun, hatta canım bile”, dedirtir.

Bediüzzaman’ın dediği gibi:

Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası

İhya-yı dinle olur, şu milletin ihyası.”4

1 Âl-i İmran, 19.

2 Bkz. Hac, 32.

3 Bakara, 256.

4 Nursî, Sözler, s. 669.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir