İnsanı harekete geçiren unsurlar

İnsanı içinde bulunduğu şartların mahkûmu görmek,

irade özelliğini göz ardı etmektir.

İnsan hayatı, bitmeyen ihtiyaçların peşinden koşmakla geçer.

O, istediğiniz her şeyden size verdi. Eğer Allah’ın nîmetini sayacak olsanız, sayıp bitiremezsiniz.”1 ayetinin bildirdiği üzere, insana sayısız nimetler verilmiştir. Buradan anlaşılır ki, bu insanın sonsuza uzanan ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçlar onu harekete geçirir. Bunlar başlıca iki gurupta ele alınır:

1-Fizyolojik ihtiyaçlar

2-Sosyolojik ihtiyaçlar

Fizyolojik ihtiyaçlar; açlık, susuzluk, cinsellik gibi etkenlerdir.

Sosyolojik ihtiyaçlar ise; sevilmek, itibarlı olmak, hür yaşamak, hazza ulaşmak, makam sahibi olmak gibi isteklerdir. İnsanın bu ihtiyaçları, iç içe girmiş hâlde bulunur. Bundan dolayı insanın davranışları değerlendirilirken yalnız bir etkenden yola çıkılmaz. Mesela hırsızlık yapan birinin durumunu ele alalım. Aç olmak, böyle bir olayda hemen akla gelen bir etkendir. Hatta halkımız arasında “açlık, fırın deldirir” sözü meşhurdur. Ama hırsızın durumunu incelediğimizde karşımıza “kısa yoldan zengin olmak, hırsızlık yaptığı kişiye zarar vermek…” gibi başka etkenlerle de karşılaşabiliriz.

Şu da göz ardı edilmemelidir:

Maddî imkânı kıt olan biri için tek çare hırsızlık değildir. Aynı şartlarda daha niceleri vardır ve bunlar, “geliri az da olsa bir işte çalışmak, yakınlarından borç almak” gibi başka yolları denemektedir. Dolayısıyla yaptığı hırsızlığa gerekçe olarak “şartlar beni hırsız yaptı” diyen biri, şu soruya cevap aramalıdır:

Peki, aynı şartlar niye başkalarını hırsız yapmadı!”

1 İbrahim, 34

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir