Alışkanlıklar

Kötü alışkanlıklara müptela biri,

irade freni tutmaz hale gelir.

Alışkanlıklar insanın ikinci tabiatını meydana getirir. Bunun sonucu olarak insan, yeme içme ve havayı teneffüs etme rahatlığında, alışmış olduğu şeyleri yapar.

Alışkanlıkların bir kısmı içki ve sigara gibi zararlıdır. Bir kısmı da kitap okumak ve dua etmek gibi yararlıdır. Kötü alışkanlıklarla ilgili halkımız arasında şöyle denilir: “Alışmış, kudurmuştan beterdir.”

Şu ayet-i kerimeyi, insanın kötü alışkanlıkları zaviyesinden değerlendirmek mümkündür: “Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Artık onlar başlarını eğemezler.”1

Yani, boynuna çenesine kadar boyunduruk geçirilen biri, nasıl başını eğemez hâle gelirse, insanın alışkanlıkları da benzeri bir boyunduruktur.

Zararlı alışkanlıkları terk etmek hayli zor olmakla beraber imkânsız da değildir. İradî bir kararlılıkla en berbat bir alışkanlıktan bile kurtulmak mümkündür. Sigarayı, hatta uyuşturucuyu terk edebilen nice insan, bunun şahididir.

Denilir ki: “Tabiat boşluk kabul etmez!” İnsan, eğer iyi özelliklerle kendini donatmazsa, kötü özellikler onu istila eder. Tıpkı iyi bir ziraat yapılmayan tarlanın yabani otlarla dolması gibi…

Hamdi Yazır, ayetteki “ağlal”, (demir halkalar) kısmını şöyle açıklar:

Bu, hem ferdin fıtri kabiliyetini yanlış hedeflere sevk eden bir cemiyet sultasının fena baskılarını, hem de batıl inançlar, çirkin alışkanlıklar, kötü huylar, taklit- taassup- heva gibi küfür ve masiyeti hoşlandırıp imandan kaçındıran fena melekelere ve keyfiyetlere nefislerin alıştırıla alıştırıla değişmez hâle getirilmiş olmasını temsildir.2

1 Yasin, 8

2 Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, VI, 4010

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir