Kitlesel karakter

Bir cemaate mensup kişiler, belli özellikler gösterir.

Toplum içinde çeşitli sosyal guruplar ve cemaatler vardır. Bu guruplar ve cemaatlere bağlı olan kimseler genelde birbirine yakın davranışlar sergilerler. Buna “kitlesel karakter” denilir. Aynı gurup ve aynı cemaat içinde yer alan fertler, kılık kıyafetleriyle birbirlerine benzedikleri gibi, davranışlarıyla da birbirlerine benzerler. Kur’an’daki “kalpleri birbirine benzedi” ayetini bir cihetten bu bağlamda değerlendirebiliriz.1

Ayet, dini inkâr etmeyi tarih boyu hayat felsefesi hâline getirmiş kimselerle alâkalıdır. Bununla beraber, başka insan gruplarını da aynı ölçü çerçevesinde ele alabiliriz. Çünkü küfür yolunda gidenlerin kalpleri inkâr hususunda birbirine benzediği gibi, başka yolda gidenlerin kalpleri de kendi aralarında bir benzerlik göstermektedir.

Emniyet mensubu bir zât şöyle demişti: “Falanca dinî gruba mensup birini insanlarla dolu bir stada koysalar, tribünleri inceler, o kimseyi bulur çıkarırım.”

Grup veya cemaat psikolojisi, âdeta bir boya gibi kendi mensuplarına siner. O grup veya cemaatin özelliklerini bilen biri, o boya ile onları kolayca ayırt edebilir. Mesela dini cemaatlerden bazıları erkeklerde cübbe, sarık ve sakal, kadınlarda ise çarşaf kıyafetiyle kolaylıkla başkalarından ayırt edilebilmektedir.

İzm’leri de bu zaviyeden değerlendirmek mümkündür. Şöyle ki:

İzm’ler, belli görüşleri, ideolojileri, düşünce sistemlerini ifade eder. Bunlar arasında müsbet izm’ler varsa da, genelde menfi fikirler için kullanılması yaygındır. Bu izm’ler genelde Batı menşeli olup, fikrî birer cereyan olarak bizim insanımızı da etkilemiştir. İnsanımız, Cemil Meriç’in ifadesiyle “nezleye yakalanır gibi, ideolojilere yakalanmaktadır.”2

1 Bkz. Bakara, 118

2 Meriç, Bu Ülke s. 94

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir