İSRAİLİYAT

Kur’an ayetlerinin yorumunda gördüğümüz farklılıkların önemli bir sebebe İsrailiyattır. Bu kelime, her ne kadar Yahudi kaynaklarından Kur’an tefsirine karışan şeyleri çağrıştırsa da, tağlib yoluyla tefsire karışan ehl-i kitabın görüşlerini içine alır.1

Kısa sürede büyük gelişmeler kaybeden İslâm fütuhatı, çok değişik din ve kültür muhitine mensup insanları ya hâkimiyeti altına almış, ya da onlarla komşu olmuştur. Farklı dinlere mensup olup ta, İslam fethiyle Müslümanlığı kabul etmiş insanların bir anda eski din ve kültürlerinin tesirinden, o zamana kadarki hayat tarzlarını ve karakterlerini oluşturan esaslardan tamamen uzaklaşabildiklerini söyleyebilmek çok güçtür.2

İşte Yahudiler ve Hristiyanlardan İslâm’a girenler, eski malumatlarını da yanlarında getirdiklerinden, bu eski malumatları Kur’an tefsirine karışmıştır. Bu bilgiler, özellikle Abdullah Bin Selâm, Kâbu’l- Ahbar ve Vehb Bin Münebbih’e dayanır.3

Kur’an, Tevrat ve İncil’le bazı meselelerde müttehittir. Fakat bu meseleler Kur’an’da veciz olarak anlatılmış, muharref Tevrat ve İncil’de ise ayrıntılara girilmiştir. Sahabiler, Kur’an’dan bir kıssa okuduklarında, Kur’an’ın kapalı geçmiş olduğu noktalarda, ehl-i kitaptan iman etmiş olanlara sormaya bir meyil duymaktaydı… İşte bu durum, İsrailiyatın kültürümüze karışmasına sebebiyet vermiştir.4

Mesela, Hz. Âdem’in kıssası Kur’anda veciz bir şekilde anlatılır. Tevrat’ta ise, Hz. Adem’in cennetin neresinde yaratıldığı, yasaklanan ağacın türü, şeytanın cennete yılan vasıtasıyla nasıl girdiği, Âdem ve eşinin dünyaya gönderildiği yer… gibi ayrıntılar söz konusudur.5

“Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Onun nimetlerinden bol bol yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz”6 ayetinde geçen yasak ağaçla ilgili buğday, incir, üzüm hurma” gibi farklı rivayetler vardır.7 Bunlardan birinin kabulü, aslında diğerlerinin reddini gerektirir. Ayrıca, bu ağacın ismen bilinmesinin din nokta-ı nazarında bize kazandırdığı bir fayda da yoktur. Onun için, bu rivayetlere yer veren nice müfessir, “evlâ olan belli bir ağaç türü olarak belirtmemektir” demişlerdir.8

Keza, Ashab-ı Kehf’in isimleri, köpeklerinin rengi, Hz. Musa’nın asasının hangi ağaçtan olduğu, Cenab-ı Hakk’ın hangi ağaçtan Hz. Musa’ya konuştuğu, Cenab-ı Hakk’ın Hz. İbrahim için dirilttiği kuşların isimleri… gibi şeyler de İsrailiyat yoluyla bazı tefsir kitaplarına girmişlerdir. Bunlar, bilinmesinde dini ilgilendiren bir fayda olmayan bilgilerdir.9

Hz. Musa’nın kendisiyle ölüye dokunmuş olduğu ineğin parçası, Hz. Nuh’un gemisinin büyüklüğü, geminin tahtalarının rengi, Hızır’ın öldürdüğü çocuğun ismi gibi bazı tefsirlerde yer alan bilgiler, özden uzaklaşmak, kabukla oyalanmaktır.10

Sahabe döneminde dar çerçevede görülen İsrailiyat, Tabiin döneminde hayli geniş bir çevreye yayılır.11 Günümüz Müslümanlarının zihinlerinde, İsrailiyatın hatırası olan pek çok gerçek dışı malumat yığınları vardır.12

Bu konuda Hz. Peygamberin şu istikametli ölçüsü esas alınmalıdır:

“Ehl-i kitabı ne tasdik edin, ne de yalanlayın. ‘Biz Allah’a ve O’nun indirdiklerine iman ettik’ deyin.”13

Bir bütün olarak tasdik ettiğimizde onlardaki yanlış bilgileri de onaylamış oluruz. Toptan yalanladığımızda ise onlardaki doğruları da yalanlamış oluruz.

1Zehebi, I, 165

2 Ethem Ruhi Fığlalı, Çağımızda İtikadi İslam Mezhepleri, Selçuk Yay. İst. 1980, s. 12

3Zehebi, I, 183

4Zehebi, I, 169

5Tevrat, (Kitab-ı Mukaddes), Kitab-ı Mukaddes Şirketi, İst. 1981, Tekvin, 2-4. bablar.

6Bakara, 35

7Bkz. Zemahşeri, I, 63; İbn Kesir, I, 113-114; Kurtubi, I, 209; Süyuti, Dürrü’l- Mensur, I, 107

8Râzî, III, 5-6; Beydâvî, I, 54; Ebu’s- Suud, I, 91

9Zehebi, I, 180

10Bkz. İbn Teymiye, II, 209

11Zehebi, I, 175

12Bu konuda Abdullah Aydemir’in “Tefsirde İsrailiyat” isimli eserine bakılabilir. Diyanet Yay. Ankara.

13Buhari, Tefsir, I/11

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir