Bir önceki bölümde kısmen temas ettiğimiz Bâtıni hareketi, Kur’an ayetlerini mecrasından saptırma faaliyetidir. Bu ekol mensuplarının Kur’anı anlamak diye bir meseleleri yoktur. Bunlar zahiri bütün bütün reddedip, dini inkâr ve hükümlerini iptal etmeye çalışmışlardır. Yaptıkları dinde ilhaddır.1
“Asıl olan zahir değil, batındır” şeklindeki iddialarına şu ayetten delil getiriler:2
“…Böylece aralarına tek kapısı olan bir sur çekilir. Kapının iç tarafında rahmet, dış tarafında ise azap vardır.“3
Hâlbuki ayet insanlar mahşerde hesaplarını gördükten sonra cennete doğru giden cennetliklerin peşinden gitmeye çalışan cehennemlikler arasında bir duvarın çekileceğini bildirmektedir. Böylece cennetlikler duvarın iç tarafında, cehennemlikler ise dış tarafında kalacaklardır. Cennetliklerin bulundukları taraf rahmet, duvarın dış tarafı ise azap olacaktır.4
Bâtıniler, nassları desteksiz ve mesnetsiz bir şekilde te’vil cihetine giderler. Mesela
-oruç, sır saklamak;
-hac, büyüklerini ziyaret etmek;
-cennet, dünya lezzetlerinden yararlanmak;
-cehennem, dinin emirlerini yapmak ve o emirlerin ağırlığı altına girmek;
-İsrafil, kalplere ilim üfleyip onları dirilten alim;
-Cebrail, faal akıldır.5
– cünüplük sırrı ifşa etmek;
-gusül, sırrı ifşa edenin ahdini yenilemesi;
-taharet, tabi oldukları imamın görüşleri dışında her türlü inançtan uzak kalmak;
-teyemmüm, dai imamı görünceye kadar onun vekiliyle idare etmek;
-Ka’be peygamber;
bab (kapı) Hz. Alidir.6
Bunlar kendi heva ve arzularına göre ayetleri yorumlamaktan geri kalmazlar. Mesela,
–“Biz her şeyi İmam-ı Mübinde yazdık”7 ayetindeki İmam-ı Mübinden maksat onlara göre Hz. Ali;
-“Ebu Lehebin iki eli kurusun”8 ayetinde “Ebu Lehebin iki eli”nden murat, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer;
–“Küfrün önderleriyle savaşın”9 ayetindeki önderlerden kastedilen Hz. Talha ve Hz. Zübeyir;
–“Kur’andaki mel’un şecere…”10 ayetindeki lanetlenmiş şecereden kasıt Benu Ümeyye (Emeviler Hanedanı)dır.11
–“Allah iki denizi birbirine salıvermiş, birbirlerine kavuşuyorlar… Fakat aralarında karışmalarına bir berzah (perde) var. O ikisinden inci ve mercan çıkar”12 ayetindeki iki denizden maksat Hz. Ali ve Hz. Fatıma’dır. Berzah Hz. Peygamber, inci ve mercan ise Hz. Hasan ve Hüseyin’dir.13
Manaya aşina insanların bu tür tekellüflü tevillere itibar etmeyeceği aşikârdır. Fakat herkes ehl-i tahkik olmadığından tarih boyunca batıni akımlar eksik olmamış ve müşteri bulabilmiştir.14 Ğulat-ı Şianın müfrit kollarından birini oluşturan meşhur Batınilik fırkası gibi, daha nice fırkalar bu tür batıni yorumlardan çıkmıştır. “Muhammed nebilerin sonuncusudur”15 ayetini teville, “ama rasullerin sonuncusu değildir. Ben bir rasulüm” diyen veya kendini İsa Mesih veya Mehdi-i Azam olarak takdim eden kimseler, herhalde günümüz batınilerinden sadece bir kaçıdır.
1Sabuni, Tibyan, s. 237
2Zerkani, II, 74; Bağdadi, s. 301-302
3Hadid, 13
4 Said Şimşek, Günümüz Tefsir Problemleri, Esra Yay. Konya, 1995, s. 151
5İbn Teymiye, II, 47-48
6Zerkani, II, 75
7Yasin, 12
8Tebbet, 1
9Tevbe, 12
10İsra, 60
11İbn Teymiye, II, 49
12Rahman, 19-22
13Zerkeşi, II, 152; Süyuti, el- Itkan, II, 1209; Dürrü’l- Mensur, VI, 195
14Gazali, “Fedaihu’l- Batıniyye” isimli eserinde Bâtınilerin içyüzlerini ortaya koyar. Eser, Avni İlhan tarafından “Batıniliğin İçyüzü” adıyla Türkçeye tercüme edilmiştir. Türkiye Diyanet Vakfı Yay. Ankara, 1993
15Ahzab, 40
