Tevbe

İnsan tabiatında günahlara meyil vardır. Bir insanın bütünüyle günahlardan uzak kalması âdeta mümkün değildir. İlk insan Hz. Âdem’in yasak ağaçtan yeme olayında da bunu görmek mümkündür. Bunun neticesinde dünyaya gönderilen Hz. Âdem tevbe etmiş, günahtan temizlenmiştir. Hasbe’l- beşer günah işleyen onun evlâtlarına da, tevbe etmek yaraşır.

Tevbe, ‘rücu’ etmek, asl-ı sâbıka dönmektir. Kula nisbet edildiği zaman ‘arızî olan günah hâlini bırakıp, aslî olan salâh hâline dönmek’ olur. Allah’a nisbet edildiği zaman da, ‘talî olan nazar-ı ğadaptan nazar-ı rahmete dönmek’ mânâsını ifade eder.

Cenâb-ı Hak, o kadar merhametli bir Allah’tır ki, kulunu bir kere terk edivermekle ilelebed terk edivermez. Kulu dönüp tevbe ettikçe, İblis gibi ısrar etmedikçe, yine bakar, yine bakar, namütenahi bakar. ‘Bir oldu, iki oldu, üç oldu, yetişir artık’ demez. Sayısız olarak döner bakar. Çünkü Rahîm’dir.” (I, 326)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir