Çile

Çile, tasavvufun temel esaslarından biridir. Farsça olan bu kelime, “kırk gün” anlamında olup, Hz. Musa’nın Tur’da kırk gün inzivasından alınmıştır. Bir sporcu için kampa girmek ne ise, bir hakikat yolcusu için çile odur. Hamdi Yazır çile hakkında şöyle der:

Ehlullahın büyük bir subh-u tecelliye ermesi için, geceler gibi karanlık ızdırab saatleriyle çile doldurmaları lâzımdır.

Tenezzülât-ı İlâhîye gecelerde vâki olur. Ve bütün muvaffakiyet sabahları, leyal-i ızdırabın seherlerini takip eyler.” (IV, 2275)

Zahmetsiz rahmet olmaz. Çilesiz muvaffakiyet mümkün değildir. Çekirdeğin sünbül vermek için toprak altında kalmaya katlanması gerekir. Ellerde gezen bir çekirdek, ağaç olamaz. İşte, ehlullahın dahi bir çile merhalesinden geçmeleri gerekir. Gece gibi karanlık ızdırap saatleri, sabah gibi aydınlık tecellilere, muvaffakiyetlere vesile olacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir