Mutaffifin sûresinin başında eksik tartanlar şiddetli bir şekilde kınanır. Bu eksik tartmayla ilgili olarak Hamdi Yazır şöyle der:
“Kendisinin bir habbesi zayi olmasına tahammül edemezken başkasının zararına hiç aldırmayanlar âyetin mazharı oldukları gibi; düşünme mikyası bozuk olanlar da âyetin şümulü içindedirler… Bu hal, ruh mikyasında, fikir ölçüsünde bir tatfiftir, bir eksik ölçüp tartmaktır. Asıl bu ruh hâletidir ki, ölçü ve tartıda noksanlığa sevkeder.” (VIII, 5651)
Pek çok insanın alış verişte eksik ölçüp tartması günlük hayatın acı realitelerindendir. Onları böyle yapmaya sevkeden ise, iç dünyalarında ve fikir âlemlerinde var olan ölçme tartma sıkıntılarıdır. Mesela insanın iç dünyasında kabul ettiği “hayatın merkezinde ben varım, her şeyi kendi menfaatime göre değerlendiririm” esası, başkalarını aldatmayı hüner saydırabilecek esassız bir esastır. Kişi, bunun yerine “başkalarına faydalı olmalıyım” esasını bir hayat düsturu edinse, kimseyi aldatmayacak ve fazilet timsali biri olarak yaşayacaktır.
