Akıl

Gerçeği arama ve bulmada aklın şüphesiz büyük bir fonksiyonu vardır. Hamdi Yazır aklı şöyle tarif eder:

Akıl; madeni kalp ve ruhta, şuaı dimağda bulunan manevî bir nurdur ki, insan bununla mahsusata (duyulara) hitap etmeyen şeyleri idrak eder.” (I, 566)

Akıl, belli bir seyr u sülûk ile hakikate ulaşır. Şöyle ki:

Aklın başlıca iki çeşit seyri vardır:

1-Fikir

2-Hads (sezgi)

Fikir; aklın ağır, tedricî ve zamanla kayıtlı olan düşünme seyridir. Hads ise; aklın bir lahzada, bir hamlede matluba ulaşıverecek derecede seri olan âni seyridir.” (I, 566-567)

Hamdi Yazır’a göre “fikir”, görgüleri ve bilgileri bir tertibe koyup bildiğinden bilmediğini anlamak, âhiri evvele bağlamaktır.” (VII, 4868)

Fikir, hadse bir alt yapı oluşturur. Meselâ, yeni bir ilmî keşif için yoğun bir tefekkür içine giren ilim adamları, günün birinde birden meselelerini iç âlemlerinde halledilmiş bulurlar. Bu, fikre terettüp eden bir hads parıltısıdır. Gecenin karanlığında çakan şimşeğin birden etrafı aydınlatması gibi, hads şimşeği dahi birden idrak âlemlerini nurlandırır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir