Taklid

Kur’an’ın ısrarla tenkid ettiği hususlardan biri, körü körüne taklit zihniyetidir. Meselâ, Hz. Musa, Firavun ve kavmine gönderilir; onlara Allah’ın dinini anlatır. Şöyle karşılık verirler: “Bu ancak uydurma bir sihirdir. Biz, önceki atalarımızdan böyle bir şey işitmedik.”1

Hz. Nuh’a karşı, kavmi de benzeri ifadeleri kullanır.2

Hz. Peygamber de aynı zihniyetle karşılaşmıştır. Kur’an, bunu şöyle dile getirir:

“Onlara, Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, ‘hayır, biz atalarımızın yoluna uyacağız’ derler. Ya ataları bir şeye akıl erdiremez, doğru yolu bulamaz kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?”3

Tâbi olmak sebebi, eskilik-yenilik veya atalar yolu olup olmaması değil, gerçeğe mutabık ve muvafık olmaktır. Gerçeğe uyan ve iyi şeyler yapan atalara uyulur. Fakat gerçeği tanımayan kötü yolda olanlara tâbi olunmaz.4 Onların “atalar” olması, kendilerine uymak için yeterli sebep sayılmaz.

1 Kasas, 36

2 Bkz. Mü’minun, 24

3 Bakara, 170

4 Bkz. Yazır, 1, 586

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir