Nübüvvet hakkında

وَاِنْ كُنْتُمْ ف۪ى رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا فَاْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِه۪ۖ

وَادْعُوا شُهَدَٓاءَ كُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ{٢٣}

فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا وَلَنْ تَفْعَلُوا فَاتَّقُوا النَّارَ الَّت۪ى وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُۚ

اُعِدَّتْ لِلْكَافِر۪ينَ{٢٤}

Eğer kulumuza indirdiğimizden bir şüphe içinde iseniz, haydi onun mislinden bir sûre getirin. Allah’tan başka bütün şahitlerinizi de çağırın, eğer sadık kimseler iseniz.”

Eğer yapamadıysanız -ki asla yapamayacaksınız-, o hâlde yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten sakının. O ateş, kâfirler için hazırlanmıştır.” (Bakara, 23-24)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir