Tesettürsüzlük ülkemize nasıl geldi?

Fikrî akımlar rüzgârlara benzer, her taraftan her tarafa eser. Global bir dünyada hiç kimse tümüyle “kendi dünyasında” yaşayamaz.

19. yüzyıl ve devamında, kaynağı Avrupa’da olan pozitivizm, maddecilik, tabiatçılık, feminizm gibi akımlar insanlar arasında çok etkili oldu.

Pozitivizm: Her şeyi laboratuvar şartlarında isbat etmeye indirgeyen felsefi akımdır. Bunlara göre, dinin öngördüğü inanç esasları laboratuarda isbat edilemediğinden bir kıymet ifade etmez.

Maddecilik: Her şeyi maddeye indirgeyen, metafizik varlıkları ve dini inkâr eden fikir cereyanıdır.

Tabiatçılık: Allah’ı inkâr ile tabiatı Allah yerine koyan dinsizlik akımıdır. Tabiat yerine “doğa” diyenler de vardır.

Feminizm, kadın hak ve hürriyetlerini savunma adına yola çıkan, ama genelde dine zıt esaslarla hareket eden bir akımdır.

Eskiden toplumlar birbirine kapalı iken, kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması hemen her türlü akımın dünyanın her tarafına yayılmasına yol açtı. Bu akımlar, Corona virüsünün dünyanın hemen her tarafına yayılması gibi yayıldı. Böylece gerek ülkemizde, gerek başka pek çok ülkede tesettürsüzlük hayatın bir parçası halini aldı. Bazı İslam ülkeleri, bu akımlara karşı tedbirlerini aldı, halkını uyardı. Ama tedbirini almayan ülkelerde, savunmasız durumda olan geniş halk kitleleri bu akımlara kolayca kapıldı. Hele devlet eliyle bu akımların desteklendiği ülkelerde, halk kısa zamanda “batılılaşma” adı altında böyle bir hayat felsefesine âdeta teslim edildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir