Kızımın iffeti batmakta rezilin gözüne
Acırım tükrüğe billâhi, tükürsem yüzüne.
Mehmed Akif Ersoy
İffet; günahtan, haramdan ve özellikle de zinadan ve ona yol açan durumlardan kaçınma halidir. Daha çok kadınlar için düşünülse de, erkekler için de aranan bir özelliktir.
Evrensel değerlerden, temel hak ve hürriyetlerden biri, din ve vicdan hürriyetidir. Tesettürlü kıyafet, -dinin emri olması hasebiyle- kadınların temel hürriyetlerinden biridir. Bu zaviyeden bakılırsa, hak ve hürriyetlerin adil bir şekilde uygulandığı bir ortamda kimsenin tesettürden rahatsızlık duymaması gerekir. Zira gerçek hürriyet herkesin meşru hareketlerinde sonuna kadar serbest olmalarını gerekli kılar. Ama nedense bazı kimseler tesettürlü kıyafetten hoşlanmamakta, yarasanın ışıktan rahatsızlık duyması gibi tesettürlülerden rahatsız olmaktadır. Hak ve hürriyetlerin daha yaygın olduğu Batı ülkelerinde ise en azından şu mana zihinlerde yerleşmiştir: “Tesettürlü bir hayat benim tarzım değil. Ama tesettürlü olanlara da karışmam. Zira bu da onların tercihidir.”
Günümüz Türkiye’sinde bu anlayışın esas alınmasına ve yaygınlaşmasına ihtiyaç vardır. “Din ve inanç hürriyeti” anayasada teminat altındadır. Anayasanın 24. maddesinin birinci bendinde şöyle denilir:
Herkes din ve inanç hürriyetine sahiptir. Bu hak, tek başına veya topluca, alenen veya özel olarak ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama ve bunları değiştirebilme hürriyetini de içerir.
