“Hayâ sıyrılmış inmiş, öyle yüzsüzlük ki her yerde.
Ne çirkin yüzleri örtermiş, meğer o incecik perde.”
Mehmed Akif Ersoy
Peygamber efendimiz şöyle buyurur:
“Hayâ imandan bir şu’bedir.”1
Büyüklerimiz her insanda hayâ damarı (ar damarı) olduğunu, bazı olaylarla bu damar çatladığında, o kimsenin utanmadan pek çok şey yapabileceğini söylerler.
“Hayâ güzeldir. Ama kadında daha güzeldir” denilir.
İşte bu hayâ damarı, bu zamanın şartları içinde hayli yara almış durumdadır. Mesela Hollanda gibi bazı Batı ülkelerinde yüzme dersi vardır. Bu ders ilkokuldan itibaren mecburi derslerdendir ve kız erkek karışık olarak verilmektedir. Daha ilkokul seviyesindeyken çıplak kıyafete alışan kızların pek çoğunda hayâ damarı çatlamakta ve onun açısından parmağının ucunu göstermekle cazip bir yerini göstermek arasında bir fark kalmamaktadır.
Böyle olunca o tarz bir hayatta iffetine ve namusuna sahip çıkmak çok zorlaşmakta, kız ve erkeğin bu çok yakın beraberliğinden gayr-i meşru çocuklar dünyaya gelebilmektedir. Bunun acı bir sonucu olarak nice genç kız gelinlik giymeden “erkek arkadaşı” dediği kimseyle veya başkalarıyla beraber olmakta ve bunun neticesinde gerçekten toplumda sosyal çalkantılar ve sosyal problemler yaşanmaktadır.
1 Müslim, İman, 58
