“Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin!”1
Tasavvufun en önemli esaslarından biri rabıta-i mevttir. Yani, ölümünü düşünüp, dünyanın fâni olduğunu mülahaza edip, nefsin desiselerinden kurtulmaktır. İnsan bunu ya hayalen veya fikren yapabilir.
Mesela, sessiz bir ortamda hayalen kendini “ölmüş, yıkanıyor, kabre konuyor…” şeklinde hayal edebilir. Bu şekilde iç dünyasında nefsin meylettiği günahlara karşı bir nefret uyanır, uzun emellerden vazgeçer, ahiretine ciddi çalışır.
Veya fikrini kullanarak şimdiden kendini bir ölü olarak görebilir. Böylece bu kısa ömür ağacının başındaki tek meyvesi olan kendi cenazesine bakabilir. Onunla yalnız kendi şahsının ölümünü gördüğü gibi, bir parça öbür tarafa gitse, asrının ölümünü de görür; daha bir parça öbür tarafa gitse, dünyanın ölümünü de müşahede eder, tam bir ihlâsı elde eder.2
1 Tirmizi, Kıyame, 25
2 Bkz. Nursi, Lem’alar, s. 162
