Necip Fazıl, ölüme çare olduğuna dikkat çeker ve bunun adresini de şöyle ifade eder:
“Sorun insanlar sorun, biliyor şu minare,
Neymiş ölüme çare, neymiş ölüme çare?”
“Ölüm dışında her derdin dermanı vardır” denilir. Bu cümle, şu dünya için söylenmiştir. Yoksa ölümün de dermanı vardır. Ama bu, dünyada değil ahirette olacaktır.
İnsanın tabiatında ölümsüzlüğü arama duygusu da vardır. Şu dünya hayatı hayli çileli olmakla beraber insanlar yine de ölümü arzu etmezler, seksen yaşına da gelseler hayatlarının devamını isterler. Yaşadıkları süre içersinde de yaşlanmaktan korkarlar. Mesela saçlarının ağarması veya dökülmesi onları çok rahatsız eder. Yüzlerindeki kırışıklıkları estetik ameliyatla yok etmeye çalışırlar.
Aslında bütün bunlar insandaki ebed duygusundan haber verir. İnsanın arayıp da bulamadığı bu ebedi hayat ve daimi gençlik diğer âlemde gerçekleşecek, iman ile bu dünyadan giden insanlar ölümsüzlüğe ulaşacak, daimi gençliği elde edeceklerdir.
