“Onlar da adam, biz de adamız!”

Bazı kimseler, “kâmil zatlar, büyük âlimler önceki devirlerde yaşadılar, geldiler geçtiler. Bize düşen sadece onları anlamaya çalışmaktır. Onlar nerde, biz nerde…” şeklinde değerlendirmeler yaparlar. Gerçi insanın kendini küçük görmesi iyi bir haslettir, ama bu “bizden adam olmaz, biz bir şey yapamayız” manasında olursa, insanı çekingen yapar, teşebbüs ve hamle gücünü kırar.

İmam-ı Azam şöyle der:

Önce Allahın kitabına bakarım. Onda bulamazsam, Allah Rasülünün sünnetiyle amel ederim. Allah’ın kitabında ve Rasülünün sünnetinde bulamazsam sahabenin görüşüne bakarım, onlardan bazısının görüşünü alır, bazısının da almam. Ama sahabe görüşünü bırakıp başkasının görüşüne de gitmem… Tabiine gelince, onlar içtihada bulundular, ben de içtihada bulunurum. Neticede onlar da adam, biz de adamız.”1

Bu manayı anlamak, kişiyi özgüvene kavuşturur, “öncekiler kim, biz kim? Biz onların ayağının tozu olamayız” şeklindeki çekingen tavırlardan kurtarır.

Kanaatimizce şu nokta çok önemlidir: “Onlar da adam, biz de adamız” ifadesi, önceki büyük ve kâmil zatları küçük görmek anlamında kullanılmamalıdır. Zaten İmam-ı Azam da o anlamda kullanmamıştır.

Kur’an-ı Kerim önceki milletlerden anlattıktan sonra iki defa şöyle bildirir:

“Onlar bir ümmetti, geldi geçti. Onların yaptıkları kendilerine, sizin de yaptıklarınız kendinizedir. Siz onların yaptıklarından suale çekilecek değilsiniz.”2

Dolayısıyla, her devrin insanının Kur’anı ve hadisleri anlamada bir payı vardır. En azından, “bilginin güncellenmesi” noktasında ciddi çalışmaların yapılması “olmazsa olmaz” bir zarurettir. Zira fıkıh kitaplarında yer alan meselelerin bir kısmı günümüz insanının problemleri arasında yer almadığı gibi, günümüz insanının problemlerinin bir kısmı da önceki kitaplarda bulunmamaktadır. Ayrıca, günümüz şartları ve imkânları geçmişin şartlarından ve imkânlarından çok çok farklıdır.

1 Ahmed Şerebasi, el- Eimmetü’-l Erbaa, Daru’l- Ceyl, Beyrut, s. 28-29

2 Bakara, 134 ve 141

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir