Abdülkadir Geylani manevi bir coşku halinde gayptan bir ses duyar. Ses şöyle demektedir:
“Ey Abdülkadir! Sen öyle bir mertebeye geldin ki, artık senden ibadet düştü. Bundan sonra ibadet etmen gerekmiyor!”
Abdülkadir Geylani heyecanla irkilir, “sus ey mel’un! Sen şeytansın!” der.
Bu defa ses, kısık bir tonla “nerden anladın?” diye sorar.
Abdülkadir Geylani, “artık senden ibadet düştü deyişinden, der. Peygamber Efendimiz en büyük bir insan iken ondan ibadet düşmedi, Yüce Allah O’na Kur’an’da ‘ölüm gelinceye kadar ibadete devam et’ dedi. Öyle bir masumdan düşmeyen bir ibadet, benim gibi bir günahkârdan mı düşecek?”
Bunun üzerine şeytan şöyle der: “Ben böyle bir vesveseyle yetmiş bin veliyi makamından düşürdüm!”
Şeytan bazan sağdan yaklaşır, insanın iyiliğini ister gibi yapar, onun kuyusunu kazarmış. Kur’an’ı ve Peygamberimizin sünnetini bilen insanlar, şeytanın hilelerini daha kolay fark ederler.
