Şeytanların zincire vurulması

Lise öğrencisi İlyas, bir Cuma hutbesinde “Ramazan ayı geldiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur.” hadisini dinlemişti. “Oh be, diyordu. Şu Ramazan ayı gelsin de şeytanların aldatmalarından kurtulalım.”

Derken Ramazan ayına girildi. İlyas, manevi hayatında müsbet yönde düzelme görüyordu, ama şeytan da boş durmuyor, mesaisine devam ediyordu.

İlyas, derin düşüncelere daldı. Acaba kendinde mi bir problem vardı, yoksa hadiste mi?

Daha fazla sıkıntıda kalmamak için camiye gitti. Namaz çıkışı Hocaya derdini anlattı. Hoca, meseleyi anlamıştı.

Bak İlyascığım, dedi. Peygamberimizin bu sözünün Ramazan ayı geldiğinde şeytanların tatile gitmeleri şeklinde anlaşılmaması gerekir. Çünkü o, Ramazan ayında da işbaşındadır. Ama insan oruçlu olunca kendi şeytanını zincire vurmuş olur, şeytan ona eskisi kadar etkili olamaz.”

İlyas rahatlamıştı. Demek ki Ramazan ayında şeytanların zincire vurulması, onları zincire vurabilenler içindi.

Hoca, anlatmaya devam etti:

Peygamber Efendimizin şu sözü de yanlış anlaşılabiliyor: “Herkesin bir şeytanı vardır. Benim de var, lakin benimki teslim oldu.”

Bu hadisin son kısmını bazı hocalar “benimki Müslüman oldu” şeklinde yanlış tercüme ediyorlar. Şeytan Müslüman olmaz, ama teslim olur. Azgın bir eşkıyanın eli-kolu bağlı olduğunda artık zarar verememesi gibi, şeytan da teslim alındığında insana zarar veremez.”

İlyas, “teşekkür ederim hocam, beni aydınlattın, demek zincirin bağını sağlam atmak gerekiyor, ben biraz gevşek bırakmışım” dedi, huzur içinde evine doğru yola koyuldu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir