Bir zamanlar ülkemizde Darwinizmin etkileri hayli fazlaydı. Darwin’in “insanın menşei maymundur” teorisi, bazı çevrelerce bir ideoloji olarak sanki bilimsel bir gerçek gibi sunulmaya çalışılıyordu.
O yıllarda okullarımızdan birinde biyoloji öğretmeni olan Selda Hanım, öğretmenler odasında sözü bu konuya getirir, “bence der, bu bilimsel bir gerçektir, artık bu tartışılmamalı, herkesçe kabul edilmelidir.”
Edebiyat öğretmeni Dündar Bey söze karışma lüzumu hisseder ve şöyle der:
“Gerçi ben bu teoriye inanmıyorum, ama en azından bazı kişiler için ‘acaba bu doğru mu?’ diye düşünüyorum. Siz kendi soyunuzu öyle kabul ediyorsanız belki de öylesinizdir!”
1970’li yıllarda bir arkadaşımız lise eğitimi sırasında böyle bir öğretmene çatar. Öğretmeni inadına bu dindar öğrenciye “haftaya bize Darwinizmi anlat” diye ödev verir.
Diğer hafta arkadaşımız tahtadadır. Konuyu biraz anlattıktan sonra sözüne şöyle devam eder:
“Maymunlar başlıca iki cinstir: Goriller ve şempanzeler …”
Bunu dedikten sonra şöyle bir duraklar, öğretmenine bakar, “öğretmenim der, müsaadenizle burada size bir soru yöneltmek istiyorum.”
Öğretmen “buyur evladım” deyince, “ama öğretmenim kızmak yok, tamam mı?” der.
Öğretmeni garanti verince diyeceğini der: “Öğretmenim, siz hangi cinstensiniz?!”
