Hür papağanlar

Mevlana, şöyle bir hikâye anlatır:

Hindistan’a sefer yapacak olan bir zat, yola çık­mazdan evvel papağanına bir isteği olup olmadığını sorar. Papağan, “Hint papağanlarına benden selam söyle. Kafeste mahpus olduğumu haber ver” der. Adam Hindistan’a vardığında bir ağaçlıkta neşeli neşeli öten papağanlar görür. Kendi papağanının selâmını söyler. Bunun üzerine papağanlardan biri daldan yere düşer, hareketsiz kalır.

Adam tekrar memleketine döndüğünde, olup biteni papağana anlatır. Papağan kalp sektesine uğramış gibi hareketsiz kalır. Adam heyecan içinde kafesi açar. “Eyvah, sevgili papağanım öldü, bu acı habere daya­namadı” diye feryat ederken, papağan açık kafesten uçar, hürriyetine kavuşur.

Bu temsildeki papağan, beden hapsindeki ruhu, Hindistan’daki hür papağanlar, peygamberler ve veli­lerin ruhlarını temsil eder. Ağaçtaki papağanın ölü numarası yapması ise, beden hapsindeki ruhun bu ha­pisten kurtulma yolunu sembolize etmektedir.

Nitekim Hz. Peygamber “Ölmeden önce ölü­nüz” demekle bu mânâya işaret etmiştir. “Sanki öldüm” diyen kimse, nefsin desiselerinden büyük ölçüde kur­tulur. Kendini ölmüş kabul eden, günahlara yanaşmaz, ahiretine ciddi çalışır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir