Rızkı Artırmak

Hz. Ali’nin Allah yolunda vermek ve bu hususta cömert olmak konusunda çok değerli ifadeleri vardır. Mesela şöyle der:

Verdiğinin yerine yenisinin geleceğine tereddütsüz inanan kimse, vermekte cömert davranır.”1

Sadaka vermek suretiyle rızkın nüzulünü isteyin.”2

Eli dar iken verene, karşılığı bol bol verilir.”3

İnsanlar maişet itibarıyla farklı farklıdır. Maddi imkânı iyi olan kimseler, muhtaç olanlara yardım etmekle yükümlüdür. Bu yardım, hem dinî bir görev, hem de vicdanî bir sorumluluktur. Kuyunun suyu çekildikçe yerine yenisinin gelmesi misali, aslında başkasına infakta bulunan kimsenin malı azalmaz. Şeklen azalır, ama gerçekte bereketlenir, yeri dolar.

Kur’an bunu şöyle anlatır:

İnsanların malları içinde artsın diye riba (faiz) ile her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah’ın vechini (rızasını) isteyerek zekât olarak her ne verirseniz; işte onlar kat kat arttıranlardır.”4

Öte yandan, sadaka veren kimse, Allah’ın nice ikramlarına mazhar olur. Tabir yerindeyse “Allah, kulunun minneti altında kalmaz.” İnsan, Allah yolunda verdikçe, Allah ona daha çok verir, maddi ve manevî rızıklara mazhar kılar.

1 Nehcül-Belağa, s. 711

2 Nehcül-Belağa, s. 711

3 Nehcül-Belağa, s. 728

4 Rum, 39

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir