Hz. Ali şöyle der:
“Derdin seninle yürüdükçe, sen de onunla yürü!”1
Hayatın bir kısım sıkıntıları da vardır. Bunları bir realite olarak kabul etmek, onları göğüslemeyi ve zorlukları aşmayı kolaylaştırır.
Kendisinin şu nasihatleri ise, hemen herkese ufuk açıcı esaslar ortaya koyar:
“Bil ki: Mü’minlerin en efdali; nefsi, ehli ve malından ahiret hesabına en ziyade hayır yapabilendir. Çünkü hayır olarak önden ne gönderirsen, ahiret azığı olarak sana fayda verir. Geride bıraktığın ise, senden başkasına hayırlı olur.
Sakın sakın görüşü zayıf, ameli kötü olanla arkadaşlık yapma. Çünkü insan, arkadaşına göre muteber olur.
Büyük şehirlerde yaşa! Çünkü oralar Müslümanların toplu oldukları yerlerdir. Gaflet ve kabalığa sebebiyet veren, Müslümanların tâatine yardımı az olan yerlerden ise uzak kal.
Sana fayda verecek şeylere nazarını çevir. Çarşı pazarda oturmaktan sakın! Çünkü buralar şeytanın cirit attığı ve fitnelere maruz kalınan yerlerdir.”2
1 Nehcül-Belağa, s. 685
2 Nehcül-Belağa, s. 670
