Sema kapılarını açan dua

بَيْنَمَا نَحْنُ نُصَلِّى مَعَ رسُولِ اللّهِ إذ قالَ رَجُلٌ مِن القَوْمِ:

اللّهُ اَكْبَرُ كَبِيراً، وَالْحَمْدُللّهِ كَثِيراً، وَسُبْحَانَ اللّهِ بُكْرَةً وَ وَأَصِيلًا،

فقَالَ: مَنِ الْقَائِلُ كَلِمَةَ كَذَا و َكَذَا؟ قالَ الرَّجُلُ: أنَا يَارسُولَ اللّهِ،

فقالَ: عَجِبْتُ لَهَا فُتِحَتْ لَهَا أبْوَابُ السَّمَاءِ.

İbnu Ömer anlatıyor:

Biz, Rasûlullah ile birlikte namaz kılarken, cemaatten biri şöyle dedi:

“Allahu ekber kebîrâ, velhamdü lillâhi kesîrâ, subhânallâhi bükraten ve asîle.”

(Büyük sadece Allah’tır. Allah’a hamdimiz çoktur. Tesbihimiz sabah akşam Allah’adır!)

Peygamber, “Bu sözleri kim söyledi?” diye sordu. Adam, “Ben söyledim ey Allah’ın Rasûlü” dedi.

Rasûlullah şöyle buyurdu: O sözler hoşuma gitti. Sema kapıları onlara açıldı.”1

İbnu Ömer der ki: “O günden beri o zikri okumayı hiç terk etmedim.”

Bu mübarek kelimelere sema kapılarının açılması, Allah nezdinde makbul ve melekler nezdinde meşhut olmasını ifade eder. Normal bir konuşmayı sadece yakınımızdakiler duyar. TV veya internet aracılığıyla yaptığımızda ise bütün dünya bunu izleyebilir. Öyle görülüyor ki, bu zatın bu ifadeleri böyle bir tecelliye mazhar olmuştur.

1 Müslim, Mesâcid, 150

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir