İsm-i Âzam ile dua

سَمِعَ النَّبىُّ رَجُلاً يَقُولُ: اللَّهُمَّ إنِّى أسْألُكَ بِأنِّى أشْهَدُ أنَّكَ:

أنْتَ اللّهُ لاَ َ إلَهَ اِلاَّ أنْتَ الْاَحَدُ الصَّمَدُ الذى لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أحَدٌ،

فقَالَ: وَالَّذِى نَفْسِى بِيَدِهِ لَقَدْ سَألَ اللّهَ بِاسْمِهِ الْأعْظَمِ

الَّذِى إذَا دُعِىَ بِهِ أجَابَ، وَإذَا سُئِلَ بِهِ أعْطَى

“Hz. Peygamber bir adamın şöyle söylediğini işitti: Allahım, şu şehâdetimle Senden istiyorum:

Sen, kendisinden başka ilah olmayan Allah’sın, Ehadsin, Samedsin.1 Baba ve oğul değilsin. Hiçbir Sana denk değildir.

Bunun üzerine şöyle buyurdu: Nefsim elinde olan Zât’a yemin ederim ki, bu kimse, Allah’tan İsm-i Âzam ile talepte bulundu.

İsm-i Âzamla dua edilince Allah ona icâbet eder, onunla istenince verir.”2

Allah’ın kemalatını bildiren pek çok isimleri vardır. Bunlardan biri, “en büyük isim” anlamında ism-i âzam‘dır. Burada medar-ı bahs olan kişi, İhlas Suresinde geçen ifadelerle dua yapmıştır. Alttaki rivayette görüleceği gibi, başka isimlerle yapılan dualarda da ism-i âzama ulaşmak mümkün görülmektedir.

Bundan dolayı ism-i âzam’ın hangisi olduğunda tam bir ittifak yoktur. Bazıları “Allah” lafza-i celalinin ism-i âzam olduğunu söyler. Bazıları Hayy – Kayyum isimlerini ism-i âzam olarak nazara verir.

دَعَا رَجُلٌ فقَالَ: اللَّهُمَّ إنِّى أسْألُكَ بِأنَّ لَكَ الحَمْد،

لاَ َ إلَهَ اِلاَّ أنْتَ المَنَّانُ، بَدِيعُ السَّموَاتِ وَالاَرْضِ

ذُو الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ ، يَاحَىُّ يَاقَيُّومُ،

فقَالَ النَّبىُّ: أتَدْرُونَ بِمَ دَعَا؟

قَالُوا: اللّهُ وَرَسُولُهُ أعْلَمُ،

قالَ: وَالَّذِى نَفْسِى بِيَدِهِ لَقَدْ دَعَا اللّهَ بِاسْمِهِ الْأعْظَمِ

الَّذِى إذَا دُعِىَ بِهِ أجَابَ، وَإذَا سُئِلَ بهِ أعْطى

Bir adam şöyle dua etmişti: Allahım, şöyle diyerek Senden istiyorum: Her türlü hamd sanadır.

Nimetleri veren Sensin, Senden başka ilah yoktur, Sen semâvat ve arzı yoktan yaratansın.

Celâl ve ikrâm sahibisin. Ya Hayy Ya Kayyûm!3

(Bu duayı işiten) Hz. Peygamber “Bu adam neyi vesile kılarak dua etti, biliyor musunuz?” dedi.

“Allah ve Rasûlü daha iyi bilir?” dediler.

Hz. Peygamber buyurdu: Nefsim elinde olan Zât’a yemin ederim ki, bu kimse, Allah’tan ism-i âzam ile talepte bulundu.

Ki onunla dua edilince Allah ona icâbet eder, onunla istenince verir.”4

1 Ehad, “zatında bir olan” demektir. Her varlığı yaratan ve ihtiyaçlarını görenin tek Zat olduğunu anlatır. Samed ise, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, ama her şey Ona muhtaç olan demektir.

2 Tirmizî, Daavât, 65

3 Hayy, Allah’ın ezeli ve ebedi hayat sahibi olması, Kayyûm ise her şeyin Onunla kaim olması, ayakta durmasıdır.

4 Ebû Dâvud, Salât, 358

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir