Öz dua

Bir adam geldi, “Ey Allah’ın Rasûlü! dedi, ben Kur’an’dan bir parça seçip alamıyorum. Bana kifâyet edecek bir şeyi siz bana öğretseniz!”

Allah Rasûlü şöyle cevap verdi: Öyleyse şunları söyle:

سُبْحَانَ اللّهِ،

وَالْحَمْدُ للّهِ،

وَ لاَ إلَهَ اِلاَّ اللّهُ،

وَاللّهُ أكْبَرُ

وَ لاَ حَوْلَ وَ لاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللّهِ.

Sübhânallah, elhamdülillah, lâilâhe illallah, Allahu ekber, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.”

Adam, “Ey Allah’ın Resûlü! dedi, bu zikir Allah içindir. Kendim için dua olarak ne söyleyeyim?”

Allah Rasûlü buyurdu: Şöyle dua et:

اَللَّهُمَّ ارْحَمْنِى وَعَافِنِى وَاهْدِنِى وَارْزُقْنِى

“Allahım bana merhamet et, afiyet ver, yol göster, rızıklandır”

Adam dinleyip, kalkınca ellerini sıkıp göstererek: “Şöyle sımsıkı belledim!” dedi.

Allah Rasûlü, bunun üzerine dedi:

“İşte bu adam iki elini de hayırla doldurdu!”1

Bunların kısaca manaları şöyledir:

Sübhânallah: Allahım, seni tenzih ederim.

Elhamdülillah: Hamd Allaha mahsustur.

Lâilâhe illallah: Allah’tan başka ilah yoktur

Allahu ekber: Allah büyüktür.

Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh: Kötü şeylerden uzak kalmak ve iyi şeylere ulaşmak, ancak Allah’ın yardımıyladır.

1 Ebû Dâvud, Salât, 139

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir