اللَّهُمَّ إنِّى أعُوذُ بِكَ مِنَ العَجْزِ، وَالْكَسَلِ، وَالْجُبْنِ، وَالْهَرَمِ، وَالْبُخْلِ،
وَأعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ القَبْرِ،
وَأعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ المَحْيَا وَالمَمَاتِ
“Allahım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, düşkünlük derecesine varan ihtiyarlıktan, cimrilikten sana sığınırım.
Kabir azabından sana sığınırım.
Hayat ve ölüm fitnesinden sana sığınırım.”1
اللَّهُمَّ إنِّى أعُوذُ بِكَ مِنْ قَلْبٍ لاَ يَخْشَعُ، وَمِنْ دُعَاءٍ لاَ يُسْمَعُ،
وَمِنْ نَفْسٍ لاَ تَشْبَعُ، وَمِنْ عِلْمٍ لاَ يَنْفَعُ
“Allahım, huşû duymayan bir kalpten, dinlenmeyen bir duadan, doymayan bir nefisten, faydası olmayan bir ilimden sana sığınırım.”2
اللَّهُمَّ إنِّى أعُوذُ بِكَ مِنَ الشِّقَاقِ وَالنِّفَاقِ، وَسُوءِ الْأخْلاَقِ
“Allahım, şikak, nifak ve kötü ahlâktan sana sığınırım.”3
Şikak bölünmek, ayrılmak, karşı tarafta yer almak demektir. Hadisteki şikak, hakka muhalefet etmek sûretiyle haktan ayrılmaktır. Nifak ise, içi başka dışı başka olmaktır. Dinî manasıyla zahiren Müslüman göründüğü halde gerçekte küfür içinde olmaktır.
1 Nesâî, İstiâze, 6
2 Tirmizî, Da’avât, 69
3 Ebû Dâvud, Salât, 367
