Müttaki, takva sahibi anlamındadır. Takva ise, Allah’ın yasaklarından kaçınmayı ifade eder. Kur’an, takva sahiplerinin şu duasını nazara verir:
رَبَّنَٓا اِنَّنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِۚ
“Ey Rabbimiz, biz gerçekten iman ettik. Günahlarımızı bağışla. Ve cehennem azabından bizi koru.”1
Günahlar, insan ruhunun kirleridir. Tevbe ve istiğfar ise, günahların temizleyicisidir. İnsan, hasbel beşer günaha girmiş olabilir. Fakat hemen tevbe etmeli, af dilemelidir.
Şu ayet, Kur’andaki en müjdeli üç ayetten biri kabul edilir:
قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ
اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ
“De ki: Ey nefislerine zulmeden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, Ğafur-Rahimdir (günahları bağışlar, merhamet eder).”2
Kulun günahları dağlar gibi olsa, Allah’ın rahmet denizinde bir kum tanesi de olamaz. Yeter ki, samimi bir şekilde tevbe ve istiğfar etsin.
Tevbe ve istiğfarın belli bir zamanı olmamakla beraber, en uygun vaktinin seher vakti olduğunu söyleyebiliriz. Çoğu insanın uykuda olduğu o vakitte uykudan uyanıp iki rekât namaz kılmak, ilahi dergâha el açmak, gözyaşı dökmek… kul için büyük bir rahatlama ve temizlenme vesilesidir.
Hz. Lokman, seher vaktinin kıymetini ifade için oğluna şöyle der:
“Oğlum, horoz senden daha akıllı olmasın! Sen uyurken, o seherlerde nida ediyor!”
Cenab-ı Hak, rahmetinin bir tecellisi olarak semadan gönderdiği bereketli yağmurlarla ölmüş, kurumuş yeryüzünü hayatlandırır, güzel çiçeklerle tebessüme getirir, latif meyvelerle süsler. Onun nihayetsiz rahmetinden uzak değildir ki, kendisine samimi bir şekilde iltica edenlerin tevbelerini kabulle rahmetine mazhar kılsın, kalplerine hayat versin, ulvi duygularını harekete geçirsin. Hatta günahları sebebiyle ölen veya dumura uğrayan latifelerini, ölümden sonra hayata mazhar kılsın.
1 Âl-i İmran, 16
2 Zümer, 53
