Bir kitabın harflerle yazılması gibi, şu gördüğümüz ve görmediğimiz muhteşem kâinat kitabı element harfleriyle yazılmıştır. Harflerin ve kelimelerin manalara delaleti gibi, şu elementlerle yazılan kâinat kitabının manaları Allah’ın güzel isimleridir. İlk nazil olan ayetlerde “yaratan Rabbinin ismiyle oku!”1 denilmesinde -Allahu a’lem- bu ince manaya işaret vardır.
Kur’an’dan Rabbinin isimlerini okuma dersi alan bir mü’min, sözgelimi bahar bahçelerinden geçerken Cenab-ı Hakkın “Müzeyyin, Mülevvin, Latif” gibi isimlerini okur.
Yıldızları, dağları, deryaları seyrederken “Aziz, Kebir, Celil” gibi isimleri zikreder.
Mahlûkatın rızıklandırılmasını gördüğünde “Rahman, Rezzak, Kerim” gibi isimleri hatırlar.
Günahlarının affını isterken “Ya Ğaffare’z- zünub/ ey günahları affeden” diye mağfiret diler.
Ayıplarının örtülmesini isterken “Ya Settare’l- uyub/ ey ayıpları örten” diye seslenir.
Maddi – manevi hastalıklarına şifa talep ederken “Ya Şafi / ey Şifa veren” diyerek şifa ister.
Görülür görülmez tehlikelerden korunmasını isterken “Ya Hayre’l- hâfizin/ ey en güzel şekilde koruyan” diyerek ister.
İhtiyaçları için “Ya Kâdıya’l-hâcât/ ey ihtiyaçları karşılayan” diyerek istekte bulunur.
Belalardan uzak kalmak isterken “Ya Dâfia’l-beliyyât/ ey belaları defeden” diyerek Allaha sığınır.
Makamının yükselmesini isterken “Ya Râfia’d-derecât/ ey dereceleri yükselten” diyerek makamının yüce olmasını ister ve hakeza…
Kasas suresinde anlatılan şu tablo, bir peygamberin ne derece Cenab-ı Hakla irtibatlı olarak yaşadığını bize gösterir. Şöyle ki:
Hz. Musa, Mısırdan kaçarak Medyen’e doğru yola çıkar. “Umarım ki Rabbim beni düzlüğe çıkarır” der. Medyen kuyusuna varınca, bir grup insanın hayvanlarını suladıklarını görür. İki genç kız ise, kenarda beklemekte, hayvanlarına sahip olmaya çalışmaktadır. Onlara “Niye böyle kenarda beklediklerini” sorar. “Diğerleri işini bitirmeyince biz sulamayız” derler. Bunun üzerine onlara acır, hayvanlarını sulayıverir. Ardından gölgeye çekilip “Ya Rabbi, her ne hayır indirirsen muhtacım” diye Rabbine yalvarır.2
Görüldüğü üzere, Hz. Musa bu sıkıntılı, vaziyetinde tam bir tevekkülle Rabbine yönelmiş, O’na yalvarmıştır.
Bu halis duanın neticesinde, o gurbet diyarında yalnızlıktan kurtulur. Hayvanlarını suladığı aileye damat olur, sekiz on yıl sonrasında ailesiyle Mısır’a döner, Firavun’a karşı mücadelesine başlar.
1 Alak, 1
2 Kasas, 22-24
