Sahabinin biri Allah Resulüne sorar: “Ya Rasulallah, Rabbimiz bize yakın mı? Şayet yakınsa gizliden yalvaralım. Yoksa uzak mı? Şayet uzaksa yüksek sesle dua edelim.”1
Cenab-ı Hak, bu vesile ile şu ayeti indirir:
وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ
فَلْيَسْتَج۪يبُوا ل۪ي وَلْيُؤْمِنُوا ب۪ي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ
“Kullarım sana benden sorduklarında, muhakkak ben çok yakınım. Dua edenin duasına cevap veririm. Artık onlar da bana icabet etsinler, bana inansınlar. Ta ki, maksatlarına nail olsunlar.”2
Bu ayetle ilgili bazı ince manalara dikkat çekmek istiyoruz:
-Bu ayet, duada kul ile Allah arasında bir aracı olmadığına işaret eder. Şöyle ki:
Peygamberimize zaman zaman sorular sorulmuş ve bunlarla ilgili ayetler indiğinde “Ey Peygamber! De ki…” denilip cevapları bildirilmiştir. Mesela:
“Sana ruhu soruyorlar. De ki…”3
“Sana Zülkarneyn’i soruyorlar. De ki…”4
Burada ise “de ki” denilmeden doğrudan doğruya Cenab-ı Hak Resulünü bile vasıta yapmadan “ben çok yakınım” demiştir.
Yakın olan Allah’tır, yoksa kullar değil. Mesela, güneş ile insanların durumuna bakalım. Güneş bize çok yakındır, ısısıyla- ışığıyla bizde tasarrufta bulunur. Biz ise, ondan çok uzağız.
Allahın yakınlığı zâtı itibarıyla olmayıp, ilim kudret gibi sıfatları yönündendir. Mesela şu ayetlere bakalım:
اِنَّ رَحْمَتَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ
“Allah’ın rahmeti, muhsinlere (iş ve amelini güzel yapanlara) çok yakındır.”5
وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ
“Biz insana şah damarından daha yakınız.”6
O’nun kudret eli her şeye ulaşır. O’nun rahmet eli her muhtaca yetişir. O, dua edenlerin hallerini görür, seslerini işitir, kalplerinin en derinlerinden geçen şeyleri bilir. Gördüğü, işittiği, bildiği için onların isteklerini nazara alır, dua dilekçelerine cevap verir.
-Ayette geçen “cevap veririm” ifadesi geniş zaman kipiyle ifade edilmiştir. Bunda şöyle bir incelik görülmektedir: “Ben her hâl u kârda kullarımın dualarına cevap veririm. Şimdi vermesem daha ilerde veririm. Dünyada vermesem de ahirette veririm.”
-Bu ayet, oruçla ilgili ayetlerin arasında yer almıştır. Demek oruç hali iyi bir dua zamanıdır. Bu halde iken yapılan dualar makbuldür. Zira oruçlu kişi açlık vasıtasıyla acizliğini, muhtaç olduğunu daha iyi anlar. Ruhunun ta derinlerinden gelen bir şevk ve iştiyakla Rabbine müteveccih olur.
1 Kadı Beydavi, Envaru’t-Tenzil ve Esraru’t-Te’vil, Daru’l- Kütübi’l- İlmiyye, Beyrut, 1988, I, 106
2 Bakara, 186
3 İsra, 85
4 Kehf, 83
5 A’raf, 56
6 Kaf, 16
