TEBÜK SEFERİNDE BEDEVİLER

Kur’an-ı Kerim, Tebük Seferi’yle ilgili ayetlerinde, bedevilerden de bahseder. Bunlar, çölde yaşayan kimselerdir. İçlerinde samimi iman edenler de vardır, münafık olanlar da…

“Bedeviler, küfür ve nifakça daha şiddetlidirler. Allah’ın Peygamberine indirdiğini bilme hususunda daha geridirler. Allah, Alîmdir- Hakîmdir (her şeyi bilir, hikmetle hükmeder).

Bedevilerden kimi vardır ki, Allah’ın yolunda verdiğini ziyan sayar ve devranın aleyhinize dönmesini gözetler. Kötü devran, onların başlarına olsun. Allah, Semi’- Alîm’dir (işitendir, bilendir).

Bedevilerden kimi de vardır ki, Allah’a ve ahiret gününe inanır. Verdiğini, Allah’a yakınlığa ve Peygamberin duasına vesile edinir. Doğrusu, bu onlara bir yakınlıktır. Allah, onları rahmetine mazhar kılacak. Şüphesiz Allah, Gafur’dur- Rahimdir (çokça bağışlar, çokça merhamet eder).1

Ayetlerden öyle anlaşılıyor ki, Tebük Seferi için civardaki bedevilerden de ekonomik yardım alınmıştır. Münafık olanlar, sırf zevahiri kurtarma niyetiyle vermişler, “ah şu Müslümanlar bir mağlup olsa da, bu gibi masraflardan kurtulsak” tarzında düşünmüşlerdir.

Samimi mü’min olanlar ise, İslam Ordusu’na severek yardım etmişler, bunu Allah’a bir yakınlık ve Peygamber’in duasına bir vesile saymışlardır.

Bedevilerden bir kısmı, Rasulullah’a gelip, sefere katılmamak için özür beyan etmiş; inkârcı olanlar ise, buna lüzum görmeyip yerlerinde oturmuşlardır.2

Görülüyor ki, Kur’an-ı Kerim, cüzi olaylardan külli kaidelere geçmekte, Asr-ı Saadetten tablolarla, sonraki asır insanlarının ufkunu açmaktadır. Zaten Kur’an olayları anlatırken, şahısları belirtmez, onların vasıflarını belirtir, çerçevelerini çizer. Kur’an’ın methettiği ve kınadığı tipleri, hemen her devirde, hemen her toplumda görmek mümkündür. Bu, Kur’an’ın cihanşümullük (evrensellik) özelliğidir.

1 Tevbe, 97-99

2 Tevbe, 90

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir