Bülbüllerin ötmesi gereken yerde kargalar ötüyorsa, bülbüller vazifelerini yapmıyorlar demektir. Temsil, teşbihin bir cihetten değil de çok cihetlerden yapılmasıdır. Mesela, halkı için çalışan gayretli biriRead More
Kategori: Hitabet ve Beden Dili
“Durmuş saat gibiydi durup geçmeyen zaman.” 1 Yahya Kemal Teşbih, zayıf bir şeyi kuvvetli bir şeye benzetmektir. Mesela, “Mehmetçik, cesaret ve kahramanlıkta arslan gibidir” cümlesi,Read More
Gök ağlamayınca yer gülmez. Mecaz, bir sözün gerçek anlamından farklı kullanılmasıdır. Mesela, “Sobayı yak” cümlesi, sobanın içindeki odun veya kömürün yakılmasını ifade eder. “Bereket yağıyor”Read More
Her taş yerinde ağırdır. Her kelime de bağlamında güzeldir. Mimaride taşı gediğine koymak nasıl önemliyse, belağatta da kelimeleri yerli yerine kullanmak aynı şekilde önemlidir. KonununRead More
Edeb ya Hu! Edebiyat, edeb kökünden gelir. Kur’an-ı Kerim en güzel edeb ifadeleriyle doludur. Kur’andan dersini iyi alan biri, edeb timsali mümtaz bir kimse olur.Read More
Eyleme vaktini zayi, deme kış yaz, oku yaz. Sümbülzâde Vehbi Efendi Bedi’, lafız ve mananın süslenmesidir. Terzinin, müşterisinin endamına göre diktiği elbiseyi, daha güzel göstermekRead More
Aynı hakikat, çok farklı ifadelerle anlatılabilir. Beyan, mananın farklı üsluplarla, çeşitli yollarla ifade edilmesidir. Bir terzi, elbiseyi farklı tarzlarda ve modellerde dikebildiği gibi, bir konuşmacıRead More
Seviyeye inmek seviye ister. Meani, sözün yerinde kullanılması, muhatabın hâline uygun söylenmesidir. Mesela, zeki insana veciz konuşmak, avamdan olana ayrıntılı anlatmak, çocukla konuşurken çocuklaşmak, âlimleRead More
Kıvamında yemek yapmak maharet ister, kıvamında söz söylemek de… Belâğat, sözü güzel söyleme, etkili konuşma ve yazma sanatıdır. Klasik belâğat kitaplarında “fasih bir sözün muktezay-ıRead More
