Hedefini büyük tut!
Hedef bir ufuktur, ya varılır, ya varılmaz.
Fakat hiç olmazsa o yolun yolcusu olmak gerektir.
Başarılı insanlar işe bir hedef seçerek başlarlar. Çünkü hedef olmadan atış yapılamaz.
Pek çok esnafımız koca bir ömür boyu aynı mekânda aynı işle uğraşır, kendi halinde vaktini geçirir. Hâlbuki eldekiyle yetinmek gayretsizliktir. İslâm Dini bizi daima ileri hedeflere doğru sevk eder. Mesela “veren el alan elden daha hayırlıdır”1 hadisi, bizi “veren el” olmaya teşvik eder. Allah yolunda borç vermenin övülmesi, bizi imkânlarımızı artırmaya sevk eder…
Pek çok insanın iş sahibi olmasını sağlamak, hayır müesseselerine ciddi destek vermek, ardından hayırla yâd edilmesini sağlayacak işler yapmak çok güzel hedeflerdir.
Âdeta her hedef bir ufuktur. O ufka varıldığında, başka ufuklar insanın karşısında arz-ı endam etmektedir. Böylece, başarıya göz dikmiş bir insanın ömrü, bir ufuktan bir başka ufka, oradan yeni ufuklara doğru yol almakla devam edip gidecektir.
Bu hedeflere varmayı istemek hırs ile karıştırılmamalıdır. Hırs, gözün doymamasıdır, bencillik özelliği taşır. Yüksek hedef ise, yüce ruhların hizmette sınır tanımamalarıdır. Bu ikincisinde başkalarına faydalı olmak esastır.
1 Müslim, Zekât, 94
