“Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır.
Kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır.”1
Kadın, evde çalışarak erkeğin ekonomik yükünü hafifletebilir. Nitekim Peygamber Efendimizin zevcelerinden Zeyneb Binti Cahş ile Ümmü Selemenin evde deri işi yaptıkları nakledilir.
İhtiyaç olduğunda kadın dışarıda da çalışabilir. Nitekim Kur’an-ı Kerimde hayâ yönüyle methedilen bazı kızların çobanlık yaptıkları nazara verilir.2
Bununla beraber, genel hatlarıyla ele alındığında, İslam’a göre kadın iş hayatına katılmakla mükellef değildir. Batı tarzı hayat felsefesinde bu konuda kadınla erkek arasında bir fark gözetilmezken, İslam’ın hayat tarzında kadına biçilen rol, daha çok annelik ve geleceğin nesillerini yetiştirmektir.
Bununla birlikte, belirli şartlara riayet etmek şartıyla kadın iş hayatında da çalışabilir. Şöyle ki:
– Kadının dışarıda çalışması zaruret veya ihtiyaç olmalıdır.
– Yaptığı iş, kadının fizikî özelliklerine uygun olmalıdır.
– Kadın hastalıkları uzmanlığı, ebelik, öğretmenlik gibi meslekler tercih edilmelidir.
– Bulunduğu yerde iffetli ve tesettürlü çalışma ortamı bulunmalıdır.
– Çalıştığı yerde yabancı erkekle baş başa kalabilecek bir durum olmamalıdır.
– Evli kadının eşi, bu işe razı olmalıdır.
1 Nisa, 32
2 Kasas, 23
