Gayr-ı Müslimlerle Alış veriş

Küresel köyün sakinleri, aslında aynı asıldan gelme akrabalardır. Âdem ve Havva’nın sadece günümüzde yedi milyar torunu vardır.

Müslüman olmayanların dinlerine özenmek uygun değildir, ama onlarla komşuluk, alış veriş gibi beşeri münasebetler caizdir. Peygamber Efendimiz, mesela Yahudilerden borç almıştır, Hz. Ali ücret mukabilinde bir Yahudi kadının bahçesinde çalışmıştır. Osmanlı döneminde Osmanlı diyarında yaşayan gayr-i Müslimler genelde ticaretle meşgul oluyorlardı ve onlarla alış veriş yapılmaktaydı.

Dünyanın âdeta bir köy halini aldığı günümüzde gayr-i Müslimlerle ticaret hayatın bir parçası halini almıştır. Keza ülkemiz dâhilinde pek çok ticarethane gayr-i Müslimlere aittir.

Dinî hassasiyetleri olan bir Müslüman, tercihen Müslümanlarla ticareti esas alabilir. Ama alternatifi yoksa veya olsa bile gayr-i Müslimin malı daha kaliteli ise onunla ticaretinde bir beis yoktur.

Gayr-i Müslim firma, kazancını Müslümanlar aleyhinde kullanmakta ise, ondan almak elbette uygun değildir. Benzeri bir durum, İslâm aleyhinde oldukları sabit olan yerli markalar için de geçerlidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir