Cimrilikten Kurtuluş

Allah yolunda vermek, çok kârlı bir ticarettir.

İnsanın eli ile cebi arasındaki mesafe aslında kısadır, ama nedense sadaka vermek için eli cebine girmez.

Peygamber Efendimizin Allaha sığındığı şeylerden biri de cimriliktir.1

Nefsin tabiatında cimrilik vardır. Bu cimriliği çocuklarda bile görebiliriz. Çocuğa bir şey verdiğinizde kabul eder. Fakat ondan bir şey almak isteseniz feryadı basar. Bu fıtrî cimrilik, aşılmaz bir cimrilik değildir. İnsan, iyi bir nefis terbiyesiyle cömertliğin zirvesine çıkabilir. Önceleri hiç vermez, ikrâm etmezken, sonraları her şeyini feda edebilir bir hal kazanır. Kuvvetli bir imana sahip kişi, Cenab-ı Hakk’ın zekât emrini öğrenince, malının kırkta birini kolayca verir. Hatta sadece zekâtla kalmaz, ayrıca sadakalarla yardım eder. Bir kısım insanlar, “hep bana” diyerek yaşarken o, başkaları için yaşar. Onları memnun etmekten memnun olur. Onları sevindirmekle sevinir. Seferberlik ilanı gibi olağanüstü hallerde, malının tamamını bile feda edebilir. Zira inanmaktadır ki, verdiği boşa gitmeyecek, Allah daha fazlasını ona ikram edecektir. Ayetin ifadesiyle, Allah yolunda infak etmek “bire yedi yüz mahsul veren habbe” misalidir.2 Allah dilediğine, bire yedi yüzden daha fazla vereceğini, aynı ayette vaat etmektedir.

İşte, bir verip iki kazanmaya çalışan bir insan, Cenab-ı Hakk’ın en azından bire yedi yüz vereceğini öğrenince, seve seve malını infak eder, cömert bir insan olur.

1 Müslim, Zikir, 52

2 Bakara, 261

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir