Alevi – Sünni ayırımı

Hz. Peygamber’in sünnetine bağlılığı esas alanlara Sünni, Hz. Ali’ye bağlı olanlara Alevi adı verilir. Bu tarif çerçevesinde baktığımızda, sünni-alevi ayırımının suni (yapmacık) bir ayırım olduğunu görürüz. Zira Hz. Ali, hem Peygamberin amcaoğlu hem damadı olduğu gibi, O’nun sünnetine en ziyade bağlı olan bir insandır.

Ancak bu iki grubun eskiden beri tam kaynaşmadığı ve zaman zaman da problemler yaşadığı bir vakıadır. Kanaatimizce, her iki grup kendi hallerine bırakıldığında bir çatışma olması mümkün değildir. Fakat ülkeyi bölüp parçalamak, en azından zayıf düşürmek isteyen şer odakları, tarafları tahrike çalışmaktadır. Böyle bir oyuna gelinmesi, her iki tarafın da aleyhine olup, düşmanları memnun edeceği açıkça ortadadır.

İslâm camiası içinde farklı cemaatler olduğu gibi, Aleviler de farklı bir sosyal gruptur. Bir araya geldikleri Cemevi, camiye alternatif olmayıp, bir tekke, bir dergâh durumundadır. Müslümanlar içinde Mevlevi’ler, Kadiri’ler nasıl kendi aralarında kuvvetli bağlarla birbirlerine bağlı gruplar oluşturmuşlarsa, Aleviler de Hz. Ali ve Al-i Beyt muhabbeti ile bir grup meydana getirmişlerdir. Bütün bu grupları bir arada toplayan yer ise, camidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir