IV. BÖLÜM ÇOCUK VE AİLE, Aile Devleti

Montaigne, şöyle der: “Bir aileyi idare etmek, bir devleti idare etmekten hiç de kolay değildir.”

Şu iki alan, genelde birbirine karıştırılır:

-İlgi alanı

-Etki alanı

İnsan, nice meselelere ilgi duyabilir. Ama bunların pek çoğunda etki sahibi değildir. Pek çok insan “ben bir başbakan olsam var ya..” diye söze başlar ve teorik olarak ülkedeki ekonomik krizi, sosyal çalkantıları ve her türlü problemleri bir çırpıda halleder. Hâlbuki henüz kendi ekonomik krizini çözememiş, evinde mutluluğu sağlayamamış ve kendi problemlerini halledememiştir. Üstelik girdiği muhtarlık seçimini de kaybetmiştir.

Bu durumda olan bir insanın her şeyden önce kendi “aile devletini” kurması gerekir. Yoksa bütün yaptığı “abesle iştiğal”den başka bir şey olmayacaktır. Aile devletini iyi yönetenlerden biri günün birinde başbakan olursa, iyi bir tecrübeyle ülke yönetimine gelmiş olur.

“Ey iman edenler! Siz kendinize bakın! Siz hidayette olduktan sonra, başkasının dalaleti size zarar vermez.” ayeti, işe fertten başlama noktasında bize ışık tutar.1 Zira “nefsini ıslah etmeyen başkasını ıslah edemez.”2 Kendini düzeltmeyen, başkasını düzeltemez.

Hz. Peygamber şöyle der: “Sizden biri bir kötülük gördüğünde, gücü yetiyorsa eliyle düzeltsin. Yetmezse diliyle düzeltsin. Onu da yapamazsa, hiç olmazsa kalbiyle buğzetsin. Fakat bu, imanın en zayıf mertebesidir.”3

Bu hadisin yorumunda “elden murat devlettir, dilden murat âlimlerdir, kalpten murat avam tabakasıdır” denilmiş. Şüphesiz böyle bir yorum güzel bir bakış açısıdır. Bununla beraber, toplumda görülen kötülükler karşısında, her insanın el olduğu yerler vardır, dil olduğu yerler vardır, sadece kalben buğz etmekle yetinebildiği yerler vardır. Mesela, TV yayınlarının kontrolünde devlet eldir. Programları tenkit eden vaizler, yazarlar birer dildir. Fakat el durumunda olanlar, sadece dil mertebesinde kalıyorlarsa, vazifelerini yapmıyorlar demektir. Konuşması lazım gelenler, sadece kalben buğz etmekle yetiniyorlarsa, imanın en zayıf mertebesindedirler anlamındadır.

Konumuz olan aile açısından üstteki hadisi değerlendirdiğimizde, anne babanın aile devletinde hem el, hem de dil olduklarını görürüz. Ailesinde problemler yaşayan biri “devlet gelsin, benim problemlerimi halletsin” diyorsa acınacak bir zavallı olduğunu ilan etmektedir.

Araba kullanacak kimselerden ehliyet istendiği gibi, Japonyada evlenecek kimselerden evlilik sertifikası istenir. Taraflar bu belgeyi alabilmek için 15-20 maddeden başarılı olmak zorundalar. Ülkemizde de aile kalitesinin artması için benzeri bir uygulama başlatılabilir.

1 Maide, 105

2 Nursi, Sözler, s. 268

3 Tirmizi, Fiten, 11

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir