Çocukta İrade Eğitimi

Her isteği yerine getirilen çocuk, freni tutmayan arabaya benzer. Çocuk her istediğinin yapılmasını ister, yapılmazsa gözyaşını silah olarak kullanır. Anne-baba, çocuklarının her arzusunu yapabilecek, her istediğini alabilecek durumda olsalar bile, onun her istediğini yapmaları uygun değildir. Selahaddin Şimşek’in ifadesiyle “canavarların hepsini taviz ana doğurmuştur. Yarın göz açtırmayacaklar, bugün göz yumduklarımızdır.”1

Baba, üç ve beş yaşlarındaki iki çocuğuyla zaman zaman markete gider, alış-veriş yapardı. Her iki çocuk, markette hoşlarına giden ne varsa almak, adeta marketi eve taşımak isterlerdi. Bir gün baba, “çocuklar dedi, ben markete gidiyorum, gelmek ister misiniz?” Her iki çocuk sevinçle “evet baba, isteriz” dediler. Baba devam etti: “Ama çocuklar, bugün marketten sadece ekmek alacağız.” Çocuklar “tamam baba” dediler. İçlerinden “babamız her halde bize en azından birer çikolata alır” diye düşünüyorlardı. Birlikte markete gittiler, sadece ekmek alıp döndüler. Ve bu şekilde markete gidiş zaman zaman tekrarlandı. Böylece çocuklar her görüleni hemen almanın, her arzu edileni hemen yapmanın her zaman uygun olmayabileceğini anlamış oldular.

Katı bir disiplin” yerine “ikna edici bir disiplin” uygulandığında çocuğun iradesi güçlenir, hayat yolculuğunda ona çok lazım olacak en önemli vasıflardan birini elde eder. Yatma kalkma vakitlerinin tanzimi, sokakta her zaman değil belli vakitlerde oynayabilmesi, çikolata türü yiyecekleri çok sevdiği halde, ona lazım diğer gıdaları tercih etmesi… gibi durumlar ondaki irade gücünü kuvvetlendirir.

1 Şimşek, s. 33

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir