Günümüz Avrupa’sında Hıristiyan asıllı olup ta İslamiyet’i seçen yüz binlerce insan vardır. Bir lise öğrencisi olan Almanyalı Müller’in ihtida sebebi, Müslümanlardaki cömertlik olgusu olmuştur. Şöyle ki:
Müller’in sınıfında iki Müslüman öğrenci vardır. Hıristiyan dinine mensup öğrenciler, yemek için okula getirdiklerini başkalarıyla hiç paylaşmazken, bu iki Müslüman genç, hem kendi aralarında paylaşmakta, hem de getirdiklerinden Hıristiyan arkadaşlarına vermektedirler. Müller, onların bu cömert tutumlarının dinlerinden geldiğini öğrenir ve “Bu din haktır. Ben de Müslüman oluyorum” der.
Aslında insan yaratılış itibariyle cimridir. Çocuk, elleri yumuk olarak doğar. Bu çocuk, başkalarının ellerinde olana taliptir, almak ister. Ama kendi elindekini kolay kolay vermez. İşte, bu tabiatta olan çocuğa cömertliğin kazandırılması özel bir terbiyeyi gerektirir. Sözgelimi, eline iki çikolata verip, “Hadi bakalım! Bunun birini arkadaşına ver” diyebiliriz.
Cömertlik eğitimi almayan bir çocuk, ileride eline yeni imkânlar da geçse başkalarına yararlı olamaz, ömrü bencillikle geçer. Hâlbuki sırf kendi menfaati için yaşamak, erdemli bir hareket değildir.
Üç cimri kendi aralarında konuşuyordu. Biri diğerlerine dedi: “Arkadaşlar, çok cimriyim, kendimi hiç beğenmiyorum. Gerçi sonunda bir şeyler veriyorum ama sanki benden bir parça eksilmiş gibi hissediyorum.”
İkinci cimri söze karıştı: “Dostum, sen haline şükret, bana nispetle iyi sayılırsın. Sen hiç olmazsa sonunda verebiliyorsun. Ama ben, onu da yapamıyorum.”
Üçüncü cimri derin bir “ah” çekti: “Dostum, bana nispetle de sen iyi sayılırsın. Ben kendim vermediğim gibi, biri bana verse o insana acıyorum.”
Cimrilikte mertebeler olduğu gibi, cömertlikte de mertebeler vardır. Kimi insan malının belki %5’ini verebilir, kimi %10’unu, kimi %20’sini verebilir, kimi daha fazlasını…

Selamün Aleyküm hocam. Sizi her mecrada takip ediyorum. Yazılarınız çok güzel. Yeni yazılarınız var mı? Faydalı bilgilerinize ihtiyacımız var. Selam ve saygılarımla