Anne-babanın çocuklarıyla ilgili düştükleri bazı yanlışlar vardır. Bunlardan biri çocuğu başkalarıyla kıyastır. Hâlbuki her çocuk müstakil, orijinal bir nüshadır. Her çocuğun kendine has kabiliyetleri vardır. Bazı çocuk okumaya kabiliyetlidir, bazısı ticarete.. Bazısı sanatkar ruhludur, bazısı spora yeteneklidir..
Etrafımızdaki meyve ağaçlarına bakalım. Bunların her biri belli bir meyveyi verir. Elma ağacı kendi meyvesini veriyorsa görevini yapıyor demektir, ondan portakal beklemeyiz. Benzer bir şekilde, çocuğumuz en azından belli bir alanda yeteneklidir. Bize düşen görev o yeteneği keşfedip geliştirmektir.
Amerikada meşhur bir iş adamı İşletme Fakültesinde konferansa davet edilir. Konferansının başında şöyle der:
“Sevgili öğrenciler! Sizler üniversite talebesi olmakla önemli bir fırsatı kaçırdınız. Bakın dünyaya! Benim gibi meşhur iş adamlarının çoğu üniversite mezunu değildir. Sizler ancak bizim fabrikalarımızda personel olarak çalışabilirsiniz!”
Bu zat böyle bir üslup kullanmakta aşırı gitmiş olabilir. Ama en azından önemli bir gerçeğin altını çizmektedir: Başarılı olmak için illa üniversite mezunu olmak şart değildir.
