İbadette vecd hâli

Allah’ta fani olan Onunla beka bulur.

İbadet, Allaha abd olmak, O’nun emirlerini yapmak ve yasaklarından kaçmaktır. İbadetin şuuruna eren biri, ibadet vesilesiyle kendini Allah’ın huzurunda hisseder, kendi küçüklüğü yanında Onun azametini düşünür, tam bir vecd hâlinde ürperir, haşyet duyar.

Ayet, bu hâli şöyle anlatır:

Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün ihtilafında selim akıl sahipleri için ibretler vardır. Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine uzandıklarında Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde ‘Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın. Seni tenzih ederiz. Bizi cehennem azabından koru’ diyerek tefekkür ederler.”1

Gecenin karanlığında kalkıp namaz kılan, sonra ellerini Allaha açıp en içten gelen bir sesle dua eden birinde bu hâli gayet net olarak görebiliriz. Peygamber Efendimizin gece ibadeti buna en güzel bir misaldir. Şöyle ki:

Sahabeden bazı zâtlar, Hz. Aişe validemizi ziyaret esnasında “Allah Rasulünde gördüğünüz etkileyici bir şeyi bize anlatır mısınız?” deyince, Hz. Aişe şöyle cevap verir:

Rasulullah bir gece kalktı, abdest alıp namaz kıldı. Namazda çok ağladı. Gözlerinden akan yaşlar, sakallarını ve secde esnasında yerleri ıslattı. Sabah ezanı için gelen Hz. Bilal, “Ya Rasulallah, geçmiş ve gelecek bütün günahlarınız affedildiği hâlde, sizi ağlatan nedir?” diye sordu.

Rasulullah “Bu gece, Yüce Allah bir ayet indirdi. Bu ayet beni ağlatmaktadır” dedi ve üstteki ayeti okudu. Ardından da şöyle buyurdu:

Bu ayeti okuyup da üzerinde tefekkürde bulunmayan kişilere yazıklar olsun, yazıklar olsun!”2

1 Âl-i İmran, 190-191

2 İbn Kesîr, Tefsiru’l-Kur’âni’l-Azîm, I, 440 – 441

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir