Yiğit ve Liderlik

Yiğit, “öncü azınlık” içinde yer alabilendir.

Kur’anın bize bildirdiği önemli esaslardan biri şudur:

“Nice az topluluklar, nice çok topluluklara Allah’ın izniyle galip gelmiştir.”1

Ayetin ışığında şöyle diyebiliriz:

Nice az var ki, az değil çoktur.

Nice çok da var ki, ha vardır, ha yoktur.

Tarih, bunun çarpıcı örnekleriyle doludur. Mesela Bedir savaşında Müslümanlar kendilerinden üç kat fazla olan müşrikleri yenmiş, Malazgirt savaşında Sultan Alparslan komutasındaki 50.000 yiğit, 200.000 kişilik Bizans ordusunu darmadağın etmiş ve bizlere Anadolu kapılarını açmışlardır.

Günümüzde de kitleleri etkileyen, toplum mukadderatında derin izler bırakan kimseler, çoğunluk değil azınlık durumundadır. Asıl önemli olan “kuru kalabalıklar” içinde kaybolup gitmek değil, topluma ve kitlelere yön veren “nitelikli öncü azınlık” içinde yer alabilmektir.

Yahya Kemal Beyatlı, “Akıncılar” şiirinde, cephede ön safta olan yiğitleri şöyle anlatır:

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik.

Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: “İlerle!”
Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kafilelerle.


Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldan.
Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan.


Bir gün yine doludizgin atlarımızla,
Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla.


Cennette bu gün gülleri açmış görürüz de.
Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde.


Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik.2

1 Bakara, 249

2 Beyatlı, Kendi Gök Kubbemiz, s. 22-23

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir